Yürek dayanmaz!

29 Ocak 2009, Perşembe 04:30
- A +

Top genellikle rakip sahada bulunduğu için, yani Bursaspor oyunu Fenerbahçe yarı sahasına taşıyamadığı için, hem Fenerbahçeliler için hem de sadece futbolseverler için seyirlik, güzel bir oyun oldu. Çünkü, Sarı-lacivertli kadro rakip sahada oyunun iyisini oynayabilecek oyuncularla doluydu. Bu nedenle bir kaç gün önce önde baskı kuruyordu Ersun Yanal’ın ekibi. Tedbiri ileride almazsa geride işinin çok hem de çok zor olacağını biliyordu...
Çok doğal tabii; Gökhan, Carlos, Kazım, Vederson, Emre, Deivid ve Semih gibi futbolculardan kurulu bir ekibin futbolun iyisini, görselini rakip sahada oynaması. Özellikle çabuk ve ayağa paslarla döndürülen topun rakibi yıpratması ve son pasların da olumlu kullanılması halinde pozisyon yaratılması...
İlk hamlelerine tedbir alınmazsa böyle bir ekibin, geride mahkum kalıp futbolun beğenilmeyenini oynamak ve eleştirilmek kaçınılmaz olur. İyi bir sonuç elde edebilmek mucize gibi bir şeydir, şans ya da futbolun değişmez kuralı ‘atamayana atarlar’ gerçekliğinin katkısıyla belki olur...
İkinci yarıda özellikle Volkan Şen’in çabalarıyla Fenerbahçe yarı sahasında geçirilen dakikalar olmasa, ‘ev sahibi iyi antrenman yaptı doğrusu’ cümlesi kurulabilirdi dün akşamki karşılaşma için.. Ve antrenman da bol gollü olurdu. Bursa’da oynanacak rövanş karşılaşmasının hiç bir önemi kalmazdı şimdiden...
Neyse ki, öyle olmadı. Zaten tatsız tuzsuz, heyecan yerine uyku getiren bir hikaye şu kupa işi, diğeri büyük eziyet olurdu. Şimdi bir umut var hiç olmazsa. Sercan var, dün akşam gördüğümüz kadarıyla yeniden gençliğini hatırlamış Volkan Şen var, Teksas var, Arizona var...
Bekleyelim, görelim. Bakalım ne olacak, bu yürek dayanmaz yarı finale adını yazdırabilme savaşının sonu!

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.