İnanılır gibi değil!

16 Şubat 2009, Pazartesi 04:30
- A +

Her ne kadar, ekrandan milyonlara futbolu taşıyanların daha önce defalarca vurguladığı gibi, ‘kamera; eli topa, ayağı ayağa veya eli ayağa yapıştırır’sa da, Ömer’in Baros’a yaptığı penaltı olmalıydı, yine onlara göre! Yani Baros’a sarı yerine, Ömer’e sarı ve hatta kırmızı gösterilmeli ve top penaltı noktasına konmalıydı! Olmadı...
Buna rağmen, Antalyaspor karşılaşmasında bir kural hatası aranmaması inanılır gibi değil! Nasıl yani! Galatasaray, kural hatası olmadan mı puan kaybetti orada! Olacak iş mi bu! Mutlaka birileri ya da bir şey vardır, bu kaybın arkasında! Aaa, tamam yaa! Şey var; hani şu, hakemin önce kırmızı gösterip Zitouni ’ye, sonra vaz cayması var kartından. Yuppii! Hadi, hadi, hemen bir basın toplantısı, sonra bir basın toplantısı daha! Barkovizyon, yürüyüşler, çelenkler...
Hayır; hata olmasa puan kaybetmesi olası mı şu takımın! Sayın Adnan Polat’ın vurgulaması Türk futbolu için bir tehdit gibi algılanmasın ancak, dediği gibi, milli takıma da o kadar oyuncu veriyorlar (1923’ten bu yana Galatasaray’ın milli takıma verdiği futbolcu sayısı 123, Fenerbahçe’nin 150). Eee tabii, Sabri’si var, Ayhan’ı var, Arda’sı var. Hasan Şaş’ı, Ümit Karan’ı, Emre Aşık’ı ve dahası var bu takımın. En az iki tane hocası var! Kulisi, lobisi, locası ve cabası var! Hepsini geçtik, maddi, manevi koskoca devlet var arkasında! Bırakın cümlesini, Amerika’dakinin hayır duası var...
İnanılır gibi değil, bir kaybın herhangi bir dış etkene yorulmaması. İnanılır gibi değil, kural hatası olmaması!. Ve inanılır gibi değil hâlâ bir basın toplantısı yapılmamış olması!
Neredesiniz ey ümmet, pardon millet! Gün gelir yoksulluk, gün gelir sakatlık, gün gelir (Amerika’dakine rağmen) hocasızlık, gün gelir hakem hataları, gün gelir federasyonun tüm kurulları, gün gelir yağmur, gün gelir rüzgar, gün gelir kar; hep onlara, hep mağdur bırakılanlara, bu kadar da olmaz, ayıp ya!
Hadi, hadi ne olur; bir basın toplantısı daha! En azından, gündüz maçıydı oynanan Antalya’da. Bu da mı gündeme getirilmeyecek; pes valla!
Koskoca camianın hakkını savunacak kimse kalmadı bir haftada! Sonuçta bu kurum; akil, itidalli, bilhassa kültürlü, filhakika liseli, sempatik ve sevimli. Sadece, basketboldaki Zafer Kalaycıoğlu olayı bile, bunun en güzel delili!

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.