Fernandes'ten vazgeçebilmek

08 Şubat 2014, Cumartesi 02:30 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 20:21
- A +

Cenk Tosun’un hafta başında Beşiktaş’a yeni sezon için imza atması; Siyah-Beyazlı camianın efsanelerinden Sergen Yalçın’ın Gaziantep’in başında olması; yaklaşık üç aydır ‘vazgeçmiş’ gibi oynayan Fernandes’ten bu kez Biliç’in vazgeçmesi; Türkiye’ye Güney ekibi üzerinden giren Dany’nin Galatasaray’dan kiralık gelip ilk kez forma giymesi gibi bir çok unsur maça ayrı bir değer katıyordu.

Beşiktaş belki de son yılların en kritik sezonlarından birini yaşıyor. Zira bu sezon tarihin en kıymetli lig ikinciliği altın tepsinin içinde duruyor. Fenerbahçe’nin Avrupa cezası devam ettiğinden lig ikincisi Şampiyonlar Ligi biletini doğrudan kapacak. Bu Biliç ve öğrencilerini ekstra motive etmek için yeter de artar bile.

Biliç'in doğruları

Önce Biliç’in Fernandes’ten böylesine kritik bir deplasmanda vazgeçişinin röntgenini çekmek gerek. Aylardır Fernandes fişi çekmiş gibi oynuyordu. Geçen hafta Kayseri Erciyes’e gol atmasına rağmen total takım ritmiyle arasındaki ters orantıyı bir türlü dengeleyememişti. Biliç de Atiba-Veli ile orta alanı tutup, Oğuzhan’ı öne attı. Bu aslında Trabzon maçından bu tarafa yapmak istediği şeydi. Fernandes her ne kadar 8 numarada oynamak istediğini söylese de son iki yılda kazandığı oyun pratiğinden olsa gerek hep Oğuzhan’ın sırtında geziyordu. Jermaine Jones gelene kadar Atiba-Veli tercihi Oğuzhan’ı 10 numarada rahatlatacağa benziyor. Zaten atılan golde de Oğuzhan ön alanda yaptığı baskıyla pozisyonu hazırladı. Ters ayakla sağ açıkta oynayan Gökhan Töre sol dışla Olcay’a olağanüstü bir asist yaparak tabelayı değiştirdiğinde görsel olarak nefis bir şölene imzasını attı. Maçın yıldızı Atiba önderliğindeki orta alandı. Çünkü tüm ikinci topları aldılar, ribauntları vermediler. Sergen hoca da o yüzden 2. Yarıda Medunjanin’in kenara alıp İbrahim Akın’ı sahaya sürdü.

Beşiktaş sezon başındaki mantalitesine geri dönmüş gibiydi dün gece. Aslında buna da mecburdu. Çünkü Siyah-Beyazlılar pas metrajı düşük oyunculardan kurulu bir ekip. Bu yüzden Biliç’in parolası ‘Uzun top atma’ oluyor. En azından Jermaine Jones forma giymeye başlayana kadar bu böyle olmalı. Zira Jones’un geçen sezon Schalke ile ligdeki pas metraj ortalaması 20 metrenin üzerinde. Şu anda Beşiktaş’ta bu pas kalitesine sahip oyuncu yok.

Beşiktaş’ın santrforu olmak zor

Beşiktaş’ın bu oyuncu grubu arasında santrfor olmak gerçekten çok zor. Çünkü Töre de Olcay da ters ayaklı açık oyuncuları olduğundan birinci planları driplingle ceza yayına doğru kat ederek şut  atmak. Bu da Almeida’nın çok gezmesine zemin hazırlıyor, haliyle de işini zorlaştırıyor. Dikkat edin Almeida topu nerelerde alıyor. Taç çizgisine kadar açıldığına da şahit oluyoruz, orta yaya kadar gelip degaj karşıladığına da. Kendine uygun pozisyonu bulana kadar zorluyor, bulamazsa arkadaşlarına hazırlıyor. O yüzden attığı gol sayısına bakarak Almeida’nın büyük bir saygıyı hak ettiğini söyleyebiliriz.

Huzurlarınızda genç Ömer!

Ömer Şişmanoğlu Türkiye serüvenine Kayserispor ile başladığından beri hiçbir zaman ilk 11’in banko oyuncusu olamadı. Buna Antalyaspor dönemi de dahil. Beşiktaş’ta da rolüne kaldığı yerden devam ediyor. Umarım akıbeti genç Semih Şentürk gibi olmaz. Yaşı biraz ileri olan Beşiktaşlılar  hatırlar. Gordon Milne döneminde Halim oyuna sonradan girip attığı gollerle tribünleri coştururdu. Ömer de Beşiktaş’ın yeni Halim’i olmayı kafasına koymuşa benziyor.

Dany iyi, Cenk etkisizdi

Tabii dün gecenin en merak edilen performansları Cenk ile Dany’ninkilerdi. Hafta başında Beşiktaş’a imza attıktan sonra tüm dikkatleri üzerine çeken Cenk dün gece vasatın üzerine çıkamadı. Zira karşısında seri bir Dany ve beklenenden daha olgun bir Pedro Franco vardı. Herşey bir yana Cenk’in mücadelesi Türkiye’de bir tabunun yıkılması adına önemliydi. Artık böyle transferlere bakış açımızı değiştirmeliyiz.

Dany ilk maçı olmasına çok yabancılık çekmedi. Zaten Galatasaray’dan hazır geldi. Franco’yla idman bile yapmadan maça çıkan bir stoper nasıl oynarsa öyle oynadı. Ömer’e yaptığı asist de vasatın üzerine çıkmasına yardımcı oldu.

Gaziantep, Sergen Yalçın’la başka bir takım oldu. Son 9 maçta 17 puan toplayan Kırmızı-Siyahlılar’da aynı oyunculardan farklı performans almanın sırlarını belki sezon sonunda katılacağı bir programda detaylı olarak dinleriz Sergen hocadan.

 

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...