Advocaat kafası!

21 Kasım 2016, Pazartesi 02:30
- A +
Derbilerde en belirleyici unsur hocalardır. Tecrübeli Advocaat, teknik direktörlük kariyerini Galatasaray’da inşa etmeye çalışan Riekerink’i yendi. İşin özeti bu. Mehmet Topal ve Lens yokken gücünün neredeyse yüzde 40’ını kaybeden Advocaat’ın Galatasaray karşısındaki senaryosu kazandı. Bu şaşılacak bir durum mu? Bence hayır. Sanırım buna tek şaşıran Riekerink olmuştur. Çünkü başlangıç kadrosundan bitiriş senaryosuna kadar her kararı yanlıştı Riekerink’in. Antrenörlük biraz da bu maçlarda ortaya çıkar. Düne kadar ‘Riekerink bey’ diyenler yakın zamanda ‘Riekerink bye’ derse kimseye sürpriz olmaz.

‘Top senin tabela benim’ oyunu

Fenerbahçe son 7 lig maçında ortalama yüzde 49 topa sahip oldu. Bu Galatasaray (%63) ve Beşiktaş’ın (62) ortalamalarıyla kıyaslandığında düşük görünebilir. Ama Advocaat için önemsiz bir detay.  Derbinin başlangıç düdüğüyle birlikte Fenerbahçe’nin topu Galatasaray’a bırakması bir tesadüf ya da Riekerink başarısı değil Advocaat tercihiydi. Konya maçından bu yana oynadıkları tüm resmi müsabakaları kazanmayı aslında Advocaat kafasına borçlular.

Türkiye kariyerinin zirvesi

Alex Ferguson, Robin Van Persie’nin vuruş kalitesini anlatmak için ‘Topu onun koşu yoluna atın yeter’ der. Advocaat da Ferguson’dan farklı düşünmüyor RVP hakkında. Ve bunu her maç daha fazla hissettiriyor. Van Persie Türkiye kariyerinin zirvesini oynadı derbide. Maça Sow’un arkasında başladı. Oyun metrajında alışılmışın dışında olmasına rağmen mücadele-efor-yetenek üçgeninde tam bir maestro gibiydi.  Yetenekleri sınırlı orta sahalar yüzünden ilk yarı neredeyse pozisyonsuz bitecekken buna isyan eden tek oyuncuydu belki de. Galatasaray’ın sol kanadına karşı sağdan sağdan giden Alper ile Şener’in goldeki katkıları yadsınamaz. Ama golleri sanat eserine çeviren son vuruşçulardır. Robin Van Persie onu yaptı. Şener’in pasında aldığı pozisyon gerçek bir RVP golü izletti bize.  

Beğendim: Robin van Persie

Robin van Persie attığı iki golden bağımsız olarak futbol zekası ve oyun kalitesiyle Premier Lig günlerini hatırlattı. Attığı ilk gol gerçek bir santrfor vuruşuyla geldi. Arsenal ve M.United formasıyla jeneriklik gollerini izledikten sonra Robin van Persie’nin vuruş kalitesine şaşırmadım. Tartışmasız gecenin yıldızıydı.

Beğenmedim: Riekerink ve Serdar

Riekerink’in ilk 11 tercihi ‘1 puan için geldim’ diye bağırıyordu. Buna itirazım olmaz. Fakat Lens ve Topal yokken De Jong’u Selçuk’a tercih etmek pas kalitesini düşürdü, düzeni bozdu. Bu yüzden Galatasaray topa sahip oldu ama oyuna asla. Aylardır sakat olan Serdar Aziz’i derbide ilk 11 oynatmak gereksiz bir cesaret gösterisiydi. Kendi santrforunu sakatlaması bir yana çok temel stoper hareketini beceremeyip Souza’ya penaltı yaptırması fişi çeken hamleydi.

 
YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...