MENÜ

Maçı kaybet ruhunu asla

09 Kasım 2010, Salı 04:30 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 20:54
- A +

Türk filmlerinde klişe bir söz vardır; zengin çocuk genç kıza bir şekilde sahip olur, kız da onu sevmez ancak bir şekilde mecburdur beraber yaşamaya. Adama döner ve, “Bedenime sahip olabilsin ama ruhuma asla” der.

Neden anımsadık bu klişeyi?
Her insanın, ailenin, toplumun ve takımın bir ruhu vardır. Efes Pilsen basketbol takımı hep yaptığı muhteşem savunmayla Avrupa’nın devlerini dize getirerek şampiyon olmuştur. Beşiktaş hep mütevazı olmuştur. Şampiyon olduğunda dahi fazla sevinmemiştir. Beşiktaş’ın yüzü Süleyman Seba’dır (ne yazık ki Beşiktaş da bu görüntüsünden hızla uzaklaşmaktadır). Trabzonspor hep içe dönüktür. Kendi insanıyla en büyük başarıları yaşamıştır (bu sezon da Şenol Güneş’le beraber aynı ruhu yakaladılar, başarıyı da). Fenerbahçe değişiktir. Yıldızları bünyesinde barındırmak ister. Toni Schumacher, Ortega, Hoojdonk, Anelka Fenerbahçe’nin yüzüdür. Bir starı olmadan kendini kendisi gibi hissetmez Fenerbahçeli.

Galatasaray nedir?
Hücumdur. Rakip kim olursa olsun galip gelme arzusudur. Bu ruhla Avrupa’da kupalar kazanmıştır. O “2000 Ruhu” değildir, “Galatasaraylılık Ruhu”dur. Ne olursa olsun rakiplerini yenmektir. “Ali Sami Yen”dir. “Ali Sami Berabere” değildir.

Marifet 1905 doğumlu Fatma Nine’yi maçlara getirmek değildir. O yılın ruhunu takıma ezberletmektir. Hiçbir Galatasaraylı hücum ettikleri, kazanmak için oynadıkları maçta kaybedince çok fazla üzülmez. İçi kan ağlar ama omuzları diktir, kimsenin söylediklerine aldırmaz. Takımının da, hocasının da, yönetiminin de arkasında durur. Tüm benliğiyle.

Fenerbahçe maçı bir şoktu, Antalya maçının son bölümleri dualarla geçti, sadece sonuç hoştu. Trabzonspor karşılaşmasında ise yürekler boştu. Biliyor aslında ama birileri yine de hatırlatsa iyi olur Hagi’ye Galatasaraylılık nedir diye. Böyle oynayıp alınan 1 puana hiçbir Galatasaraylı sevinmez. Aslında Galatasaraylı 1 puana sevinmez. Fener maçından sonrasındakiler 10 yıllık zincirin kırılmasınaydı. Hagi değişmeli, hücum ettirmeli takımına eksiklerine rağmen. Yoksa rekorları tersinden yazan bu yönetimin son çiğneyip tüküreceği lokma kendisi olur.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...