İnan etmediler!

01 Ekim 2018, Pazartesi 10:01
- A +

Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz başkanlık koltuğuna neredeyse, “İnan edin” diye diye oturdu. Futbol jargonumuza bu lafı armağan etti. Açıklamasına göre; sevgili annesi çok yemin ettiği için kendisine bu iki kelimeyi önermiş. İyi de yapmış; “İnan edin” demenin en azından dinen bir sorumluluğu yok.

Bu sene 2 seçim kazandı, demek ki bu süreçte genel kurul üyeleri Başkan’a inanmışlardı. Pekiyi ne oldu da son seçimden 3 ay sonra devran döndü? Birinde “Vallahi de billahi de Ada’yı satmayacağız” diye yazılı taahhütü olmasına rağmen 4’üncü maddenin hayati 3 fıkrasında inanmadı üyeler Başkan’a!

Rüzgâr eken fırtına biçer!

Yönetim zaaflarını, transferdeki becerememe sürekliliğini ve hiçbir projelerinin olmamasının kabak gibi meydana çıkmasını bir kenara bırakalım; sadece genel kurul günü sergilenenler bile yeterli yarı aforoz için.

Başkan hışımla çıktı kürsüye. Ortada bir gerginlik yokken fırçaladı tüm üyeleri. Esti gürledi; bulunduğu kürsüye yakışmayacak sözler söyledi, sonra özür diledi, sonra yine kırmızı biberlik yakıştırmalar yaptı üyelere, sonra yine özür diledi. Bakın Sayın Başkan, özür ağıza geleni söyleyebilmenin bir yolu değildir. Özür dileyen aynı hatayı bir daha yapmaz; yaparsa o özür havada asılı kalır, gücünü kaybeder. Bir dahaki özrünüzü de insanlar kaale almaz.

Cevabî konuşmalarda da pandomim sanatçılarına taş çıkarttınız. Bu tür surat ifadeleri, vücut dili ve cevapların arkasına, “Ya ya ya” gibi ifadeleri genel kurul üyeleri kaldıramazlar. Çocuk gibi azarlanmayı ise asla kaldıramazlar! Yine defalarca hiçbir işe yaramayacak özürler dilediniz ancak artık çok geçti.

Bir de, “Söylemek istemiyorum ama...” diyerek kurnazca istediğinizi söylüyorsunuz. Bu konuda sizi konuşmacılar kürsüden de uyardılar. Emin olun ki bu huyunuz üyelerin büyük bölümüne çok antipatik geliyor. Zekalarının sınandığını hissediyorlar!

Yöneticinin hatası size yazar

Başkan ve yönetimi bir bütündür ve yöneticilerinizin yaptığı her hatanın da sorumlusu sizsiniz. Kürsüye ortalığı yatıştırmak, bir anlaşmazlığı hukuçu kimliğiyle sona erdirmek için divan başkanından da izin alarak çıkan Metin Ünlü’ye size gözü kapalı inanan üyeler tepki gösterdi; bu anlaşılabilir. 3 metreden izin aldığını anlayamayan 3 yöneticiniz sizin de gün boyu takındığınız hışmınızdan yüz bularak hatibe saldırmaya kalktılar, üzerine yürüdüler; bu kabul edilemez. Neyse ki yine yönetiminizden Abdurrahim Albayrak ve Özgür Savaş Özüdoğru, Metin Ünlü’yü korumaya aldılar. Benim hatırladığım kadarıyla yöneticinin hatibi kürsüden indirme amacıyla yerinden fırlama çirkinliği Galatasaray’da ilk kez yaşanıyor. Sizin kürsüden kendinizi ifade etmek için nefret ifadesi takınarak söylediğiniz “Yazık” kelimesi tam bu durum için yaratılmış!

Oturma sırasıyla; yöneticileriniz Metin Karakaya, Erol Özmandıracı ve Ömer Cansever’in hatibe saldırma amaçlı yerlerinden fırlamaları sanırım disiplinlik bir suç. Lütfen gereğini yapınız ki samimiyetinize inanalım.

Bu arada saldırıya katılmayan ancak hatiplerin konuşmalarına, elle, kolla, surat ifadesiyle ve yüksek sesle müdahale etmeye kalkan bay-bayan yöneticilere de hangi koltukta oturduklarını hatırlatmak görevleriniz arasında.

İnan değil, ispat edin!

Her şey bitmiş, Galatasaray Televizyonu’na yaptığınız son açıklamada, “Genel kurulun önüne daha iyi şekilde getirmeliydik. Hata bizde. Sıkı şekilde çalışıyoruz. Biz burada camianın teveccühünü gördük” dedikten sonra “Hiç kimseyi arayıp ‘gelin' demedik. Örgütlü gelenlere de saygı duyuyorum” demeye en ufak bir hakkınız yok. Bir öyle bir böyle konuşmak Galatasaray başkanına yakışmıyor. Bir kişinin bile örgütlü geldiğini ispatlayamazsanız müfteri olursunuz bu lafınızdan sonra. İtham ettiğiniz üyelerin de, “Siz de örgütlü üyeler getirmenize rağmen istediğinizi alamadınız” deme hakkı doğar.

Bu tür çirkin ithamlar genel kurul ile taraftarın arasını açar. Anlayacağınız dilden konuşayım; yapamadıklarınızın telafisi ve bekanız için fitneye başvurmayın. Ayrıştırıcılıktan başka bir işe yaramaz.

Galatasaray Başkanı olmak çok zordur ancak oraya yakışmak çok çok daha zordur. Ne yazık ki daha önce de yazdığım gibi siz ve yönetici arkadaşlarınız o koltuklara yakışmayı bir türlü beceremediniz!

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...