Galatasaray’da fetret devri

15 Ağustos 2018, Çarşamba 13:04
- A +

1402’de Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid’in Ankara Savaşı’nı Timur’a kaybetmesiyle fetret devri başladı. 1413’te I. Mehmet’in tahta ortak olmak isteyen kardeşlerini saf dışı bırakmasıyla 11 yıllık durgunluk dönemi sona erdi.

Ne demek fetret? Büyük Türkçe Sözlüğe bakalım.

Fetret: İki peygamber arasında peygambersiz geçen süre. 2. İki padişah arasında padişahsız geçen süre. 3. İki olay arasındaki süre. 4. Hükûmet gücünün gevşediği bir yerde düzenin yeniden kurulmasına kadar geçen süre. 5. İslam dinine göre Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında geçen süre.

Tüm branşlar çöktü

Galatasaray’da da bir fetret devri yaşanıyor şu anda. Son 30 yılda çok kötü yönetilen kulüp, kötünün de kötüsü yönetiliyor, yönetilemiyor bile diyebiliriz! Murat Ece’nin istifasıyla başkan hariç 14 yönetici kaldı Galatasaray’da. Bir tanesi aynaya bakarak, “Şu işi de çok iyi yaptım” diyebilir mi? Basketbol, voleybol dağıldı, şampiyon takımın neredeyse belkemiği olan tüm futbolcular, “Hangisini satsak da dükkanı döndürsek” mantığıyla teker teker karalanarak taraftarın önüne atıldı. Maicon, Feghuli, Belhanda ve Gomis’in kaderleri de Ndiaye’ninkiyle aynı olacak, “Onlar bizi istemedi, biz de satmak zorunda kaldık” diyerek sıyrılıvereceksiniz işin içinden.

Takviyeden vazgeçtik eldekilerle devam edemeyecek kadar beceriksizce ve plansızca yönetiliyor amiral gemisi futbol. Tekerlekli basketbol takımından judoya, futboldan sutopuna kadar idare etmeyi beceremediniz.

Neler yapmışsınız bakalım!

İdari açıdan

- Önünüze geleni disipline vererek üyeleri korkutup sindirebileceğinizi sandınız. Galatasaraylılar’ın G’sini bile tanımıyorsunuz.

- Yöneticileriniz Gomis’le, Muslera’yla fotoğraf çektirip facebook profil resmi yaptılar. Hiç yakıştı mı Ali Sami Yen ve arkadaşlarının kurduğu asırlık kulübün yöneticilerine.

- Tüm planlarınızı sosyal medya üzerinden yaptınız. Lise düşmanlığıyla taraftar toplamaya çalıştınız. Galatasaray Lisesi’ne “Bir Fransız Lisesi” dediniz hiç utanmadan!

- Arapça kelimeler kullanarak düşmanlığı, karalamayı, geçmişi aşağılamayı seçimleri kazandıktan sonra bile sürdürdünüz. Bunun hesabı bu dünyada sorulmayacak farkında mısınız!

Mali açıdan

- “Çok para verilmiş” diyerek transferini seçim kozu yaptığınız Ndiaye’yi alındığı rakamın çok üstüne satarak diğer futbolculara paralarını ödediniz.

- Önceki yönetimin projesi olan sermaye artırımının gerçekleşmesiyle 145 milyon lira geldi. Kasaya girmeden kırdırıldığınızı biliyoruz da net rakamı siz daha iyi biliyorsunuzdur.

- Şampiyonluk gelirlerini de yok ettiniz. Şampiyonlar Ligi’nden gelecek ayakbastı parasını da kırdırdınız. Fenerbahçe’nin elenmesiyle gelecek olan ekstra 12 milyon euroyu da kırdıracaksınız.

- Seçim yatırımı olarak gösterdiğiniz acemice düşünülmüş hiçbir projenize başladığınızı bile duymadık. Hani nerede teknokent, hani stat çatısına kurulacak güneş panelleriyle elektrik santraline dönüşecekti, hani nerede sırada bekleyen sponsorlar; 50 milyon euro, 100 milyon euro verecekler vardı göğüs reklamına!

Lafla peynir gemisi maalesef yürümüyor; yürüseydi o laf kalabalıkları belki işe yarardı. Keşke ezeli rakiplerinizin döküldüğü bu sezon her şeyi sırtınızı dayadığınız Fatih Hoca’ya bırakıp usulca çekilseniz huzurlarımızdan.

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.