Sakatlıklar kader mi!

21 Eylül 2011, Çarşamba 12:00
- A +

Yıllardır en çok sakat sorunu yaşayan takım Beşiktaş. Rasim Kara ile başlayan bu handikap, Scala, Daum, Feldkamp, Briegel, Tigana, Del Bosque, Rıza Çalımbay, Ertuğrul Sağlam, Denizli, Schuster ve devamında Tayfur hoca ile birlikte sürüp gitti. Yani yerli yabancı ne hocalar geldi ama sonuç değişmeyip aynı kaldı. En büyük rakip bu oldu.

Bu sezon öncesi kampta bir oyuncu vardı. Daha yirmili yaşların başında. ‘Tay’ gibi kıvrak. Tutulması mümkün olmayan. Atletik yapısı, şutları, her iki ayağı, kafa hakimiyeti. Markajında olduğu kişileri adeta ‘omzuna’ alıp sürüklemesi ile öne çıkan. Evet Bebe bu... Daha tek resmi maç oynamadan milli takımda sakatlandı. Oysa Beşiktaş’ın değil, Trük futbolunu en çok konuşulan ismi olacaktı. Ferdinand, Amokachi, Nouma’yı çok rahat geride bırakarak..

Ardından tek sağlam ve hazır forvet Almeida gitti. Kulüp büyük fedakarlık gösterip bonservisini almış. O da gollere başlamıştı ki, sakata geldi. Ernst, Guti, Mustafa, Rüştü.. Daha ilk haftalarda sorun yaşamayan kalmadı. Elbette Ersan’ı da unutmamak lazım. Aklımıza artık bu geliyor. Tüm bunlar Beşiktaş’ın kaderi mi? Evet ’kader’ diyemiyoruz. Yetersiz çalışmadan mı kaynaklanıyor. Buna da ‘evet’ denilemez. Çünkü o kadar ekip değişti ki. Ne biz ne de başkaları içinden çıkamıyor. Sanırım futbolcular da öyle. Mehmet, Mustafa, Toraman, Cenk, Necip kollarında ‘muska’ ile dolaşıyor. Q7 de benzeri emaneti kolunda taşıyor. Akıl almayınca, doğa üstü güçler devreye giriyor! Hayırlısı...

Ulusoy olmak

Haluk Ulusoy.. Federasyon başkanlığı döneminde Türk futboluna çağ atlattı. Tarihin en büyük başarısını yakaladı. Tabuları yıktı. Hakemler yüzünden Beşiktaş ile ters düştü. İnönü’de her maç yemediği hakaret kalmadı. Başkanlığı bıraktı. İlk işi loca almak oldu. Hem de en pahalısından. Peşin!

Takımın tüm seyahatlerine firmasından otobüs tahsis etti. Bu da yetmedi en son model özel yapım ve değeri bir milyona olan otobüsü tek kalemde kulübe hediye etti. Ulusoy’u düşman ilan edip, kulüpten menfaatlananlar, rant peşinde koşanların yüzü kızarmaz da, yönetimin buna karşılık eski başkana bir ‘onur’ borcu olmalı. 

Şunu belirtelim Beşiktaş’ta olduğu kadar büyük iş adamları, holding sahipleri devletin üst makamlarındaki kişiler hiçbir kulüpte yok. Ama içerden sadece köstek var. Dışarıdan destek olan Ulusoy’a helal olsun. Eline, cebine sağlık büyük başkan.

Demirören’e başarılar

Kulüpler Birliği başkanlığını daha önce kabul etmeyen Yıldırım Demirören, bu kez koltuğa oturdu. Aziz Yıldırım’dan sonra bu birliğin daha yumuşak yönetim tarzı ile çok daha etkin ve işler hale gelip, iç çatışmalardan kurtulmasını bekliyoruz. Artık toplantıları bile protesto eden, kulüplerin yerine, tam katılımlı işlevsel hale dönüşüp Türk futbolunda önemli rol oynaması başkan Demirören’e bağlı. Bu yönde umutluyuz. Hayırlı olsun, Allah utandırmasın başkan!

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...