MENÜ

Eskiye dönüş

07 Kasım 2010, Pazar 04:30 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 20:54
- A +

Porto maçı öncesi Schuster’i dinlerken şu kanıya vardık; Alman hocanın kafasında bir şeyler var. Hiç ama hiç rahat değil. Daha basit söylemek gerekirse kısa sürede kendimize benzettik! Belli ki, hoca tercüme sıkıntısı yaşıyor. Belli, uyarılan tercüman söylenenleri yumuşatıp çeviriyor. Ancak bazı kelimelere kılıf bulamayınca olduğu gibi söylüyor. Bu kez ortaya üstünde ciddi durulması gereken olay laflar çıkıyor. Mesela, “Hiçbir zaman mutlu olmayacağım ve yüzüm gülmeyecek” diyebiliyor. Yani bu takım ile ne yaparsam yapayım, istediğim sistemde başarılı olmak imkânsız anlamını taşıyor. Oysa yönetimin baskısı olmayıp, sözleri baştan sona aynen tercüme edilse bunlar da ortadan kalkacak. Zira hoca da mutlu olacak. Camia da, taraftar da... Çünkü Guti döndü. Quaresma sıkıntısını atlattı. Nihat kendine geliyor. Holosko dönüş yolunda. Aurelio ve genç Ersan takıma katıldı. Genel olarak kadroya baktığımızda olumsuz giden bir şey yok. Şu ‘sistem’ denilen saha dizilişi de rayına oturduğunda Kartal fırtına gibi başladığı sezonda, gelecek haftalarda bunun da önüne geçecek.

Özgener neden kaçıyor?
TFF Başkanı Özgener her kulübe eşit mesafede olmalı. Ancak Başkan İnönü’ye uğramıyor. Bayan voleybol maçı için Fransa’ya kadar gidiyor. Ancak ne lig, ne Avrupa maçlarında elinin altındaki Beşiktaş’ın maçına gelemiyor. Yazık! Oysa Beşiktaş taraftarından büyük tepki alan, Demirören ile bir dönem ters düşen eski başkan Haluk Ulusoy her maç İnönü’de. Hem de satın aldığı locada ve ekibi ile birlikte. Federasyonun en güçlü ismi olan ancak bunu ‘inkâr’ eden Levent Kızıl’ın da Demirören ile kişisel problemi yüzünden olaylara uzak, karışmıyor gibi davranması aldatmaca. Çünkü her taşın olduğu gibi bunun da altında bir parmağı vardır!

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...