MENÜ

Stresi seviyoruz

12 Ekim 2021, Salı 08:35 Son Güncelleme: 12 Ekim 2021, Salı 08:35
- A +

Özellikle son bölümü inanılmaz heyecanlı geçen bir milli takım performansı izledik. Öyle ya da böyle dün gece milli takım için “matematik müsaade ettiği sürece” sözünün içinin doldurulduğu, mücadeleye devam maçı oldu. Bir kez daha gördük ki; biz bu oyunu, bu seviyede, kendi kendimize ürettiğimiz stresle oynamayı daha çok seviyoruz. Burak Yılmaz’ın oluşturduğu, VAR’ın devreye girdiği, milyonları da ekrana kilitleyen o pozisyon sonrası gelen penaltı ve gol umutlarımızı diri tutmamıza yetti bile. Stefan Kuntz’un tüm iyi niyetiyle kenarda olduğundan şüphem yok. Takımı, oyuncuları tanıma konusunda şimdi zaman da, kredi de kazanmış oldu onun penceresinden bakıldığında.

Değişikliklere kadar

İlk değişiklikleri 65’te yaptık. O dakikaya kadar ne oynadık, ne yapmaya çalıştık hakikaten izahı zordu. Bireysel “çaba” futboluyla bir arpa boyu yol alamadık. Oyuncularımız yoruluyor, mücadele ediyor ancak ortaya somut bir güzellik çıkmıyordu. Topun olduğu her yerde alanı mükemmele yakın kapatan Letonya karşısında baskıyı kıramadık. Değişiklikle golü de kalemizde gördük ancak Serdar ve Halil’e karşı bence Norveç maçında kalma bir küçük borcu vardı Kuntz’un ve onların dahil olması ile iş tamamen lehimize döndü.

Hızlandırılmış kurs şart!

Maç kazanılınca soruların anlamı kalmayabilir ancak şu bir gerçek ki, hızlandırılmış bir “oyuncu tanıma” kursuna ihtiyacı var teknik adamın. Ya da “fısıldayan” doğru bir isme...

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...