Yıldız savaşları

27 Şubat 2005, Pazar 04:30
- A +
Solda Hasan Şaş, sağda Ribery... Akıl oyunlarına, ayak oyunu işbirliğini de katarlarsa, deymeyin sporseverlerin keyfine. Bu konuda Ribery müthiş hünerli, çok da istekliyken, Hasan Şaş takıma biraz Fransız kaldı! Evet Volkan ve Şaş sıkıntılı anlar yaşıyor. Yaşıyor da, neden acaba bu çocukların devamlı oynamamalarının günümüz temposunda handikap olduğu aklımıza gelmiyor. Dedim ya, belki de Fransız’ın hemen uyum sağlaması aklımızı karıştırdı. Kenarlar idare eder de, göbekten ne haber mi dediniz? Kötü haber. Ön taraf hapşırınca, arkası ishal oldu! Nezle mi oldu demeliydim... Farketmez. Galatasaray oralarda hapşırık, öksürük, tırt, pırt derken golü yedi. Caner parkta gezer gibi dolaştı, bir başka adeta boş gezenin boş kalfası Kaies’e topu attı. Değil Mondi, Zamora olsa kurtaramazdı! 1-0 galiptir ev sahibi. Bu gol aslında hakkın teslimi. Bu arada Şaş üst direkten dönüyor, belki de ‘Şansımı seveyim’ diyor! Az sonra, Kabze ve Sabri girdi. İki Samsunlu birbirinin kafasını kırarken Tomas da Galatasaraylılar’ın ümitlerini mi kırıyordu acaba? 2-0. Necati yerde. Penaltı. Şükür ve 2-1. Hagi’nin yapamadıklarına, Sağlam’ın da yaptıklarına bakarsanız, yenilginin nedenlerini anlarsınız. Galatasaray yıldız savaşlarının sanal versiyonunu oynarken, Samsunspor olayı realiteye çevirmiştir. Haketmiştir.
YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.