Teflon tava

05 Aralık 2004, Pazar 04:30
- A +
Oyunun hemen başında sobe diyecek Mustafa, Youla topu getirebilse. Ceza alanı göbeğinde tek başına kalan beyaz formalının yanında acaba kim olmalıydı? Merak ettim. Az sonra, Necati çok düşündü. Harman dalı oynayan efe değil, horon tepen uşak olacaksın o pozisyonlarda. Dünya kadınlar günü nedeniyle tribünde baylar, bayanlar, sahada da demiştim ya, kayanlar. En olmadık yerlerde de dalanlar! Mesela El Saka... Şükür Saka’dan, sakarlık bekliyor olsa, golünü ikinci değil, ilk yarıda atmış olacak. Orhan Ak, Ayhan katılımı Sabri delişmenlikleri, (penaltı dahil) Necati takipçiliği, Galatasaray’ın temposunu yükseltmiş, mücadele gücüne artılar katmıştı dün gece. Yoğun ve doğru pas yapamamış olsalar da, kazanma arzuları baskındı. Gençlerbirliği böyle bir rakip ummuyordu anlaşılan. Açık söylemeliyim, ben de ne böyle bir Cim Bom, ne de hırsıyla, sinirini birbirine karıştırmış evsahibi beklemiyordum. Futbolu ilginç kılan da, umulanın değil, beklenmeyenlerin gündeme girmesi galiba. Orhan Ak, rakip savunma arasında önce durdu, sonra korner topuna kafasıyla mükemmel vurdu. 0-1 Zaten gergin olan oyun, iyiden iyiye stres yumağı oldu. İkinci yarı Hakan Şükür’ün ikinciyi atması, iki tarafın da zıvanadan çıkıp, gerçek kimliklerini bulma nedeni oldu. Gerginlik gitmiş, yoğun futbol gelmişti. Ve Necati’nin olağanüstü vuruşu: 0-3 Sabri’nin yaptığı penaltıydı. Filip iki taksitte içeri... 1-3. Ve Bülent Korkmaz, Hasan Şaş, Petre etkinliklerinin başlaması, evsahibinin de Boliç’le umut araması. Güzel maçtı. Cem Deda, babasından daha yakışıklı bir genç. Hakemliği de daha yakışıklı olacak. Belli. Sadık bey oğlunu iyi yetiştirmiş demek ki.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...