Kestane kanseri!

25 Aralık 2004, Cumartesi 04:30
- A +
‘İyi de kardeşim bizimle ilgisi ne?’ ‘Olmaz mı çocukların toparlanamamasıyla çok ilgili çok.’ ‘Kimlerin dedin...’ ‘Bizim çocuklar canım Ümit Karan ve ekibi falan.’ ‘Ne ilgisi var Ümit’in kestane kanseriyle.’ ‘İlgisi olmaz mı? Çok sever abisi çok.’ ‘Nasıl yani?’ ‘Kebabınını sever, haşlanmışını sever.’ ‘Ne zararı var?’ ‘Ne zararı var olur mu? Gereğinden fazla fungus mantarlı haşlanmış veya çıtır çıtır kebap olmuş kestane yer, üzerine de sıvı içersen önce bağırsaklar sonra bacaklar tutmaz. ‘Allah Allah!’ ‘Allah Allah ya! Ondan sonra üç sezonda topu topu 42 maç oynar, sadece 19 gol atarsın. Oysa bu çocuğun hakkı senede 40-45 maç oynayıp en az 20-25 gol atmak olmalı.’ ‘Neden olmuyor?’ ‘Dedim ya kanserli kestane meselesi.’ ‘Pekiii çare?’ ‘Vallahi hastalık nedeniyle kestane üretimi iyice düşmüş. Fungus mantarının önü alınamazsa hem fiyatlar artacak hem de kestane yemek bile mümkün olmayacakmış.’ ‘Sen Ümit Karan’a yarasın diye kestane üreteminin bitmesini mi bekliyorsun?’ ‘Evet.’ ‘Bırak Allah aşkına, kestane ağacının kökünü bin yıldır kim kurutmuş da şimdi kurusun. Ne hastalıklar, ne virüsler, ne baltalar gördü, yine de bugüne geldi de bir fungus mantarına mı feda olacak. Boşversene! ‘ ‘İşte o zaman yandık. Ne bağırsaklar, ne de bacaklar tutmayacak, çocuklar helak olacak’ dedi. Köşe başındaki kestaneciye doğru seyirtti. ‘Atın ölümü arpadan olsun. Kestane kebap, virüslüsünü bile yemesi sevap’ diye söylene söylene.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...