MENÜ

Emre Belözoğlu’nun futbola yaklaşımı

06 Nisan 2021, Salı 12:53 Son Güncelleme: 06 Nisan 2021, Salı 12:53
- A +

Milli maçlar için lig ara verildiğinde Fenerbahçe’de yapılan teknik adam değişikliğini izleyen günlerde Emre Belözoğlu basının karşısına çıktı. Samandra’da yapılan toplantıda Belözoğlu’nun konuşmaları bana beklediğimden çok daha nitelikli geldi.

Futbola bakışı, oyuna ilişkin görüşlerini anlatış biçimi ve Ümit Özat’ın tahrik edici çıkışına bile kimseyi kırmadan diplomatça yanıt vermesi, futbol dünyasında çok sık karşılaştığımız konuşma biçimi değildi.

2000’li yılların başında Galatasaray’da oynarken rakip sertliğinde yerde kıvranıp canımızı yakan küçük Emre büyümüş, kocaman bir adam olmuş, Fenerbahçe’nin futboldaki geleceğine yön verecek bir lidere dönüşmüştü. İlk görüntüleri bu yöndeydi.

Anlatım kalitesi dikkat çekici

Konuşması ve futbola yaklaşımı ile hem derin hem de düzgün bir ifade zenginliği sunan Emre Belözoğlu’nun Denizlisipor karşısında nasıl bir teknik adamlık örneği sergileyeceği ve Fenerbahçe’de yapabileceği yenilikleri merak eder oldum.

Kuşkusuz yeni denemeler yapmak için ligin geriye kalan dönemi uygun olmayabilir. Ancak yine de Erol Bulut’tan daha farklı dokunuşlar yapması beklenirdi, beklenenler olmadı.

Erol Bulut tarafından neredeyse unutulan Sinan Gümüş’ü sağ tarafta görevlendirmek, o nitelikli konuşmaların içinden çıkabilecek değerde bir yenilik değildi. Hatta bırakın yeniliği “eskiye rağbet olsa, bitpazarına nur yağardı” öz değişini anımsatacak bir uygulama da sayılabilirdi.

Yenilik yapmak zordur ancak…

Hayatın her alanında olduğu gibi futbolda da yenilik yapmak zordur ama yenilikleri sahiplenen de çok olur. Örneğin 3.5.2 dizilişine geçişte bu sistemi ilk önce Hırvat teknik adam Ciro Blazevic Dinamo Zagrep’i çalıştırdığında uyguladığını savundu. Luis Menotti’den Arjantin milli takımını devralan Carlos Bilardo’da bu dizilişe sahip çıktı.

Ancak 1991’de teknik direktörlük kursuna girdiğimizde “Pratik Saha Uygulamaları” dersimize Metin Türel ile birlikte giren o dönem milli takım hocası Piontek’e 3.5.2’ye ilişkin bir soru sorup şu karşılığı almıştım: “Orta alanda 7-8 çok kaliteli oyuncum vardı. Hiç birinden vazgeçemiyordum. Üstelik o dönem rakipler bir ya da iki forvetle oynuyorlardı. Dört savunmacıyla onları beklemek akılcı gelmedi bana. Böylece 3.5.2’nin ilk uygulayıcısı oldum.” Piontek bu uygulaması ile Danimarka’nın başında Avrupa Şampiyonluğu gördü.

Carlos Alberto Parreira’nın tespiti

Orta alanın kalabalık tutulmasına ilişkin 2003’te Rio de Janeiro’daki bir basın toplantısında Fenerbahçe’nin eski teknik direktörü Carlos Alberto Parreira 4.6.0 dizilişinin geleceğin sistemi olacağını söylemiş ve Bercelona uzun süre bu uygulamayı sahaya yansıtmış, başarıdan başarıya da koşmuştu.

Fenerbahçe’nin orta alanında birbirinden değerli oyuncuları var, forvettekiler de beklendiği kadar golcü çıkmadılar. Sözgelimi Gustavo, Ozan Tufan, Sosa, Pelkas, İrfan Kahveci ve Mert Hakan’dan kurulu sıfır forvetli bir diziliş neden başarılı olmasın?

Üstelik Gustavo’nın dışındakilerin hepsi fovet özellikleri olan orta alan oyuncuları. İleriye en yakın oynayan da Pelkas olabilir. Doğaldır ki böyle bir uygulama yapmak için olabilen ile mümkün olamayanı başarmak arasındaki ince çizgiyi görebilmek önkoşuldur…

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...