Soğukkanlı ve sabırlı

07 Eylül 2011, Çarşamba 12:00
- A +

 Savunmanın önünde Selçuk Şahin ve Mehmet Topal’la 6’lı bir savunma hattı oluşturmuştuk. İleride Umut, Burak ve Arda’ya ihale edilmiş hücum ile savunma arasında bağlantıyı Yekta ve Sabri’nin sağlaması bekleniyordu, belliki.

Yekta karmaşık işlerden kaçındı, mümkün olduğunca basit oynamaya çalıştı. Hiddink’in istediklerini yapmış olsa gerek ki, oyunda kaldı. Sabri’nin kendi standartlarının çok ötesinde bir pas ve orta isabetiyle oynayışı gecenin sürpriziydi. Kazakistan maçında eksik kalan sağ kanat bindirmeleri, bu kez Arda’nın performansıyla birlikte bizi gole yaklaştıran temel yoldu. Burak Yılmaz eğer üstün atletik özelliklerine bir şey daha ekleyebilmiş olsa maçı rahatlıkla kazanabilirdik. Havadayken vücuduna hakim olmanın, sert durmanın bir yolunu bulup, kafa vuruşlarını etkili hale getirmek. Burak 22-23 yaşından sonra birçok gelişme sağladı. İnanıyorum bu yönde de ilerleyecektir. Ona yardım eden Umut’un öndeki presi ise zaman zaman bize fayda sağladı, ancak istediğimiz seviyede değil. Çünkü orta sahamız defansif işlerle meşguldü. Umut da doğal olarak hücumdan çok orta sahada çalıştı.

Genel olarak sevinmemiz gereken en önemli şey ise soğukkanlı oynayıp, oyunu pasif bir şekilde kontrol etmemiz gereken bir maçı zorlanmadan, dağılmadan tamamlayabilmemiz oldu. Beraberlik istiyorduk, buna uygun bir 90 dakika oynadık. Rakibin 70. dakikada hücum değişikliğine saha içi bir çözümle hemen cevap verebilmemiz, oyuncu değişikliği yapmayışımız, Hiddink’in istediklerini herkesin tam olarak yaptığı gösteriyor. Bu güzel ama bizim istediğimiz böyle bir futbol mu, onu daha sonra tartışırız.

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...