Olağanüstü bir gece

21 Eylül 2011, Çarşamba 12:00
- A +

Böyle giderse 40’larda kırmızı kart görmek Manisaspor için bir taktiğe dönüşecek.
Trabzonspor maçında kendilerine Isaac’in oyundan atılmasıyla gelmişlerdi.
Bu sefer Nizamettin’in atılmasının ardından değilse de Mehmet Güven’in oyuna girmesiyle orta sahada bir akla sahip oldular.
İlk yarıda özellikle Yiğit’le Alex’i sıkı markaj altına alarak Fenerbahçe’yi kalite açısından fazlasıyla geri düşürmüşlerdi. Ancak onlarda da eksik kalan çok farklı değildi. Simpson ve Kahe’yi besleyemediler.
İkinci yarıda ise Fenerbahçe savunmasından daha akıllı ve kalabalık oldukları kontralar yapmayı başardılar. Kırmızı kart onlara sanki yaradı.
Fenerbahçe akın yönünü hızla değiştirerek rakip savunmaları aşmak üzerine iyi çalışmış. Belki sakatlar ve gidenler olmasa bunu başka bir seviyede yapacaklardı. Antep maçında en soldan en sağa hızlı tek paslarla getirdikleri 3 topta Mehmet Topuz’a iyi final pasları verememişlerdi. Dün Dia’ya bu yolla golü attırdılar. 
49’da Nizo’nun atılması da buna eklenince Alex’in üzerindeki baskı hafifledi ve rahat oynamaya başladı. Ancak takım bir türlü rahatlayamadı. Caner tahmin edilemez bir oyun oynuyordu. Hem hamleleri hem de hamle kalitesi açısından. Semih kariyerinin en kötü dönemlerinden birini yaşıyordu. Ziegler Antep maçının gerisindeydi. Dia yoruldu. Ancak bireysel performanslardan çok genel yapıya bakmak daha doğru olur.
Gökhan Gönül, Santos ve Emre tarzı bir “hücum gücü yaratan savunmacılar” ekibi olmadan baskı kurmak ve akın sürekliliği Fenerbahçe için şimdilik hayal gibi duruyor. En azından elde kalanların sakatlıktan dönmesi Fenerbahçe’yi bu tip maçlarda rahatlatır.
Bu eksiklik nedeniyle ancak belli oranda, süreklilik arz etmeyen bir pozisyon vasatına ulaşabildiler. Rakibe kelepçeyi takamadılar. Bu halde de hem İlker iyiydi, hem de Fenerbahçe hücum vasatının çok altında. Buna bir de hakem performanslarını eklemek sanırım yanlış olmaz.
Gelelim asıl konuya. Seyircisiz maçın seyircilerine...
Bu kadar kısa zamanda 41 bin kadın ve çocuğu hem de formalarıyla tam teşekküllü olarak gecenin o saatinde stada toplayabilmek herkesin harcı değil.
Bu seyircinin oyuna anında tepki veren, maçı izleyen ve anlayan bir topluluk olduğunu da söyleyelim.
Bu organizasyon anlı şanlı uluslararası sivil toplum kuruşları için bile meseledir.
Bu uygulama çok tartışılacaktır kuşkusuz.
Ancak bu organizasyon tartışılmaz...

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...