İtalyan takımı gibi

09 Şubat 2014, Pazar 02:30 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 20:21
- A +

Eskişehir ligin en fazla pas yapan takımı ve dün de bu özelliklerini gösterdiler. Topa hep onlar hakimdi ancak hücum bölgesinde çok az açık bulabildiler.

Galatasaray Eskişehir’in topa sahip olmasına izin verdi. Burak dışındaki oyuncularıyla savunma orta saha alanına bir blok kurup çok iyi bir alan savunması yaptı. Eskişehir onca pasa rağmen sadece 2-3 kez bu bloğun arkasına sarkabildi.

Galatasaray’ın kağıt üzerindeki 4-3-3’ü Hajroviç’in harika pasında Burak’ın çok doğru zamanlamayla attığı golden sonra hızlı hücuma dayalı bir 4-4-1-1’e döndü. Cüneyt Çakır’ın ıskaladığı Boffin’in penaltı/kırmızı kartı oyunun şeklini değiştirebilirdi. Ancak olmadı.

Böyle olunca Eskişehir’in top hakimiyeti gittikçe arttı. Ve standart bir İtalyan takımı izlemeye başladık. Topu rakibe bırakan ama savunma konsantrasyonunu kaybetmeyen bir ekip oldu Galatasaray.
Ancak beklenen kontraları yapamadı. Bunda Hajroviç’in oyun tarzının payı var. Topla çok iyi ancak hızlı hücumda yok. Dolayısıyla topu hızla hücuma çıkarma işi Eboue’nin yokluğunda sadece Sabri ve Burak’a kaldı. Tek santrforlu oyunda bir de savunma kanatları oyuna çok girmeyince de Snijder, Bursa maçındaki gibi kendisini kaybettiremedi.

Bu oyunda savunma disiplini övgüyü hak ediyor. Ancak kontratak yönünde beklenen etkinlikte değillerdi.

Artık klasik olduğu üzere Melo’nun iyi ve sert oyunu, artı Telles’in beklenen hücum etkinliğinde olmayışı eksiydi.

Galatasaray’ın topla oynama yüzdesi eksi ama savunma konsantrasyonu artıydı.

Muslera’nın az da olsa kırılma anlarında hep sağlam oluşu, Sabri’nin oyunu bayağı bir artıydı. Bu savunma konsantrasyonu bu maç için değilse de zorlu deplasmanlar için Galatasaray adına artı olduğunu da söylemek lazım. Tabii kontratak yönü mutlak gelişmeli.  

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...