Hücum yok umut var

22 Eylül 2020, Salı 06:58 Son Güncelleme: 22 Eylül 2020, Salı 11:00
- A +

Hatay’ın geçen hafta Başakşehir’i düşürdüğü tuzak, Erol Bulut’un takımı için fazlasıyla tedirgin edici olmuş. Çok yavaş ve risk almadan top çevirip öncelikle kontra vermemek için oynadılar. Hatay, kompakt savunmadan vazgeçmeyince ilk yarıda neredeyse ‘kalesiz’ bir futbol oynandı. Fenerbahçe baskı için çok enerji harcadı ama alan/adam geçen pas denemekten imtina edince iş duvarla paslaşmaya döndü. Hem aceleci hem ağırdılar. Enteresan bir çelişki.

Sonucun altındaki neden...

Futbolun temel ilkesi top rakipteyken daralıp topa sahip olunca genişlemek. Daralmalarda çok iyiydiler ama açılırken hiç olmadı. Dolayısıyla bu kadar iyi çıkabilen bir takıma karşı hiç şans vermediler. Kalecisine hiç ihtiyaç duymadan bir maçı bitirmek de Sarı-Lacivertliler’in çok yaşadığı bir durum değil. Öte yandan üretim çok ama çok zayıftı. Son saniyede Sinan’ın kaçırdığı, akan oyunda üretinlen tek pozisyondu. Bu Fenerbahçe’ye yetmez? Özellikle de 8 dakika 10, 16 dakika 9 kişi oynamış bir rakibe karşı bir üçgen kurup ceza sahasına giremiyorsanız bunun altındaki nedenlere bakmak gerekir.

Moral bozucu...

Sosa-Gustavo-Caner ve Gökhan’a sahip bir takım bunu sadece uzatmanın son 2 dakikasında yapmamalı. Bunu çok önceden sağlayabilmeli. Fenerbahçeliler açısından bu moral bozucu olacaktır. Yeni kurulmuş değil, tam kurulmaması bir takım için savunmada bu kadara sağlam durmak gelecek için bir umuttur. Fenerbahçe orta sahasının merkezini değiştirecek. Bu tip maçlarda 3-5-2 oynayacak. Ben umut görüyorum.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...