Hâlâ vizyon bekliyoruz

03 Mart 2020, Salı 06:58 Son Güncelleme: 03 Mart 2020, Salı 10:36
- A +

Bir büyük kulübün kendi büyük efsanelerini bu kadar büyük bir hızla tüketebilmesi az bulunan bir durumdur. Bu sadece Ali Koç dönemiyle ilgili değil. Aziz Yıldırım döneminde de hoca ve öğrenci, kiminle yollar ayrılsa can düşmanına dönüşüyordu. Mustafa Denizli’den Daum’a, Alex’e Van Hooijdonk’a... Ali Şen döneminde de Oğuz, Aykut ve Bülent’in yollanışından, ‘Sakaryalılar’ın dağılışından bu yana durum bu.

İhtimal zaten düşüktü

Ersun Yanal’ın haksızlığa uğradığını söylemiyorum kuşkusuz. Başarılı olamadı. Başarılı olmak için gerekli adımları atamadı. Enerjisini boşa harcadı. Oyuncularıyla bağ kuramadı, takıntılı davrandı ve 10 hafta kala hâlâ hedef varken ayrılmak zorunda kaldı. Söylemeye çalıştığım başarılı olma ihtimalinin zaten çok düşük olmasıydı. Negatif zeminlerin üzerine pozitif yapılar inşa edilemez çünkü. Başkan, “Yanal bu kulüpte çalışmayacak” dedikten 3 ay sonra imza atınca olması zor.

Kuma bina yapıyorsanız...

Yanal, “Bu kadro aslında iyi top oynar” dedikten sonra, 1 yıl boyunca her transferden şikayet edip her seferinde takımın yetersiz olduğunu anlatınca olması zor. Böyle olunca takımı saran negatif havayı dağıtmak imkansız oluyor. Başkan, hocaya; hoca oyuncuya; oyuncu hocaya güvenmezse, olması zor. Hakkını yemeyelim, hoca sezon başında bir oyun buldu. Keyif de verdi... Şampiyonluk ihtimalini masaya koydu. Ancak bu negatif güvensizlik ortamında en ufak bir kriz, büyük bir krize yol açıyor. Kuma bina yapıyorsanız, güven temelinizi kayaya kadar kazacaksınız. O zaman deprem fırtına fark etmiyor.

Şimdi ne olacak?

Tek ihtimal var. Ali Koç bir kimya/ilaç fabrikası yönetir gibi işe yaklaşacak. Bugüne kadar pazarlama şirketi yönetir gibi yönetti. Dolayısıyla her şeyi bildiğini düşündü. Ancak ilaç fabrikası yönetirken ar-ge, tıp, birkaç ayrı mühendislik ve birçok bilim/disiplinin gerçek uzmanlarına işi devredip sizin izlemeniz gerekir. Yani çalıştıklarınızın her biri kendi alanında sizden çok daha iyi olmalıdır. Bu ekip çalışmasına girişilirse sorun yok. Ama üç beş profesyonel yönetici, 2-3 futbolla çok da alakası olmayan menacerle ve sosyal medya furyasıyla devam ederse olmaz.

Neşe ve umuda ihtiyaç var

Ali Koç ‘Ersun Yanal gelsin’ diyenlere ‘Benim vizyonumu anlamamışsınız’ demişti. O vizyonu hâlâ bekliyoruz. Ali Koç artık liyakâta dayalı bir delegasyonla işi bilenlere işi devredip gerçekten başkanlık yapmaya başlamalı. Ve mutlak olarak şu negatif hava yayan endişesinden kurtulmalı. Fenerbahçe’nin en çok neşe ve umuda ihtiyacı var.

Neden Trabzon maçı bekleniyor?

Ersun hoca Trabzonspor’a yenilip bıraksa muhtemelen Trabzon için bir büyük zafer ve övünç konusu olacaktı. “Trabzon hocayı gönderdi” densin istenmedi. Ersun Hoca kazansa, “Niye bıraktı?” diye sorulacaktı. Şimdi bıraksa “Böyle bir maç öncesi olur mu?” denecekti. Fazla ve gereksiz hesap, gerekli sonuçlara varmanızı engelleyebiliyor.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...