Güç ve dayanıklılık

21 Ocak 2018, Pazar 06:00 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 19:20
- A +
İki çok üst kalite orta, galibiyeti getirdi. Bu ortaların kahramanları İsmail ve Dirar’ın son derece tartışmalı performansları da gecenin tezatıydı. İsmail’in Göztepe golünde yaptığı hata hayatında ilk kez bu seviyede oynayan bir oyuncunun yapacağı cinsten. Kendi kendisini paniğe sokup attığı pas Göztepe’nin o andaki oyunda asla bulmayacağı golün ateşleyicisi oldu. Maçın belki de en kötüsü Dirar’ın ortasıysa, o performansta bir oyuncudan son saniyede beklenmeyecek cinsten. Aykut Kocaman’ın öğrencileri maça istekli ve önde başladılar. Gzötepe’yi kapattılar. İyi pres yapıp dönen toplarla akın sürekliliği sağladılar. Ancak bu oyun bir çıkmaz yaratıyor. 

Oyunu koparamadı

Fenerbahçe gücü ve isteğiyle rakibi kapanmaya zorluyor. Rakip buna ikna olup kapandıysa, savunma içinde açık bulacak bir orta saha performansı ortaya çıkmıyor. Sadece ortalarla ceza sahasına inmek mümkün oluyor. Yani harcanan enerjiyle ortaya çıkan pozisyon sayısı arasında ters orantı ortaya çıkıyor. İlk yarıda olan buydu. Fenerbahçe oyuna tek başına hükmetti ama oyunu koparamadı. Pas hızı yeterli değil çünkü. Uzun yön değiştiren pasları atabilecek bir orta saha da yok. Isla defalarca savunma arkasına koşu yapmasına rağmen ona uzun pası atacak cesareti gösterebilen olmuyor. 1-1’den sonra bu sıkışmadan çıkış yolu olarak Valbuena ve Soldado’nun oyuna girmesinden başka bir yol yoktu. Bu Fenerbahçe’nin baskısını artırdı.

Değişim şart

Aykut hoca takımının gücü, dayanıklılığı konusunda haklı. Hiç yorulmadılar. Uzatmalarda da maçın başındaki enerji seviyelerindeydiler. Ama orta gol dışında üretimde artış olmuyor. Sadece doldur boşalt. Sanılanın tersinde büyük maçlarda bu güç gösterisi işe yarar. Ancak vasat maçlarda özellikle de deplasmanlarda Fenerbahçe’nin hücum şablonlarına ihtiyacı var. Dün bunlar yoktu. Güç ve dayanıklılık 10 numara. Ama takımın oyun kalitesi hala yerlerde. Bunun değişmesi şart.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...