Eriyip gitmek!

27 Kasım 2019, Çarşamba 06:02
- A +

Bazen eldekiyle 90 dakikayı planlamak zordur. Gücün ya da cephanen kıttır. O zaman bir 30 dakika planıyla başlamak seçenek olabilir. Bu bir çeşit kumar, risk gibi görünebilir ama değildir. 90 dakika rakibe taş atacağıma, 15 dakika gülle atarım demek gibidir biraz. Sanırım Terim dün maçı böyle planladı. Bunu planlarken Brugge’ün her ne kadar dinamik bir takım olsa da beceri açısından zorluk çekeceğini düşünmüştür. Muslera ve savunma direncine güvenmiştir. Aslında planladığı da oldu. 15 dakika direkt baskın oyunuyla rakibi zora soktu. Skoru bulunca da duvarı ördü. Buradaki sorun savunmaya çekilmek değil... An be an geçiş oyununda eriyip gitmek. Skoru almışken ve güvenlik duvarı örmüşken, rakip her türlü riski alırken baskı yapamamak. Galatasaray Muslera ve Lemina performansıyla biraz daha şansla kazanabilirdi. Terim 30 dakika planıyla başarmış olurdu. Ancak bu oyunu anlatmak, yabancı serbestisine, bu bütçelere rağmen zor.

Gecenin sorusu

Muslera’dan sonrası, Hagi’den ya da Sneijder’den sonrasından daha zor olamamış gibi geliyor. Abartıyor muyum?

Maçın starı

Lemina gittikçe yükselen tek yabancı. Lemina’yı Adem, Muslera gibi oyuncularla birlikte farklı mücadele ve hırsın yanısıra beceri ve soğukkanlılığı da sunabilmeleri. Adem, Ömer ve Muslera fark yaratan standardı olan oyuncular. Lemina yeni bir eşiği aştı.

Maçın olayı

Galatasaray bu maça kadar UEFA istatistiklerine göre sadece 7 isabetli şut çekebilmişti. Dün 3 isabetli şut var. Adem’in aldığı topu düzeltmesi düşmesine rağmen kalkıp soğukkanlı vuruşunu övmek gerekiyor.

Kısa mesaj

Galibiyet çok mümkündü. Son saniyeye kadar bir direnç oluşturmayı başardık. Ancak oyunda bu kadar edilgen olmak üzücü.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...