‘Ben göndermiyorum sen istifa et!’

25 Ocak 2020, Cumartesi 06:01 Son Güncelleme: 25 Ocak 2020, Cumartesi 10:32
- A +

Şu anda izlediğimiz senaryo aslında Fatih Terim’in bundan önce Galatasaray’dan 3 kez ayrıldığında da üç aşağı beş yukarı sergilenmişti. Faruk Süren döneminde başkanın yönetme becerisiyle daha sessiz, Özhan Canaydın döneminde biraz daha duygusal, Ünal Aysal döneminde ise gümbürtülü bir şekilde sahnelendi. Bu kez Galatasaray tarihinin en zayıf başkanlarından birine karşı Terim, kendi kişisel tarihinin en güçlü halinde... Sahada, yönetimde, hiç kimse Fatih Terim’in güçlü imajının yarısına bile ulaşamaz. Dolayısıyla Mustafa Cengiz de bu durumu gayet iyi biliyor. Ancak sanırım hâlâ ona, “Bu işi halledebilirsin” diyen hayalcilerle çevrili etrafı. Dün yaptığı konuşma aslında “Ben seni gönderemiyorum. Sen istifa et” konuşması. Bundan başka bir anlam çıkarmak mümkün değil. Fatih Terim’in adını bile anmadan, Ünal Aysal’ın ‘eleman’ tavrına benzer bir şekilde sürekli ‘sayın teknik direktörümüz, hocamız’ diyerek herhalde bunu yapmak istiyor.

Galatasaray seviyesinde değil!

Şunu bilmek gerekir. Bu kriz Arda’nın, Galatasaray’a transferiyle ilgili değil. Arda’nın futbolcu performansıyla, Terim tarafından bu kadar istenmesi akla yatkın değil. Bu inatlaşmanın futbolda bir karşılığı yok. Arda şu anda Galatasaray’da futbol oynayacak seviyede değil. Fizik olarak Terim’in ondan yararlanma ihtimali yok. Bu karşılıklı inatlaşmanın temelinde neyin yattığını ise ancak iki taraf anlatabilir. Ama biliyoruz ki Arda’nın, Milli Takım’daki krizi gibi anlatılmayacak.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...