Ayakları titredi

16 Şubat 2020, Pazar 06:58 Son Güncelleme: 16 Şubat 2020, Pazar 10:06
- A +

Fenerbahçe’nin geçtiğimiz haftalardaki son vuruş kalitesizliği önce son vuruş tedirginliğine dönüşmüştü. Dün ise bunun da ötesine geçerek vurmaktan imtina eden bir takıma dönüştü. Tedirginliğin de ötesinde titreyen ayaklar vardı. Ligin ilk yarısında ‘çiğ et’ yediği için gelişine kaleyi kıran adam dün itibarıyla büyük tedirginlikle ‘acabalarla’ boğuşuyor gibiydi. Yani dün Fenerbahçe rakibini köşeye sıkıştırmış topa sahip gibi görünüyordu. Ancak Fenerbahçe nerdeyse hiç yumruk vuramadı. Mustafa Reşit Akçay için rüya gibi bir maçtı bu. Mustafa Hoca’nın futbol hayali bu. Risk almadan açık kovalayıp skor almak. Buna hakkı var mı? Kuşkusuz. Bunu çok iyi yaptığı kesin. Ersun Yanal’ın yavaş top çeviren takımı son vuruşlarda bu kadar güçsüz ve çözümsüz olunca kazanması da çok normal. Asıl soru bu kadar basit planlar karşı çözüm üretemeyen büyük teknik direktörler.

Gecenin sorusu

Bu takım niye bu kadar düştü? Acaba futbol dışı kavga gürültünün ‘bizi şampiyon yapmazlar ruh halinin’ idare edilememesinden olabilir mi?

Maçın starı

Saba ve Michalak Fenerbahçe’nin dengesini bozan isimlerdi. Gerçek anlamda ve aslında Fenerbahçe hücum kanatlarının yapması gereken işleri tam olarak onlar yaptı. Akçay hızlı kanatlarını şahane kullandı.

Maçın olayı

Fenerbahçe hücum hatının gücünün gittikçe erimesi. Ligin ilk yarısında kükreyen isimler şut çekmeden maç tamamlıyor. Hücum hattı maç, savunma şampiyonluk kazandırır.

Kısa mesaj

Maalesef Altay’ın potansiyeline inancımı sonuna kadar korumama rağmen, tekrarlamalıyım ki “Kalecine rağmen şampiyon olamazsın’


YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...