MENÜ

Taşeron medya...

16 Temmuz 2012, Pazartesi 12:00 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 20:38
- A +

Bir hafta önceydi galiba, Madrid kökenli bir meslektaşımla Hamit transferini konuşup tartışıyoruz; Real, Hamit’i artık istemiyor. Zaten brüt 3 milyon EURO civarında para alıyor. Zaman zaman yedek kulübesinde dahi oturamayan bir oyuncu için bu parayı artık ödemek istemiyorlar. Hatta Hamit’i bonservissiz bile göndermeye razılar... Evet aynen bunları sarfetmişti İspanyol dostum. İyi bir gazetecidir kendisi. Peki bu yakada neler oldu; taşeron gazeteciler devreye girdi! Bilinçli veya bilinçsiz bu transferin ‘içine etme’ operasyonu başlattıler. İnatlaşma, ezeli nefret ve Türk Futbolu’na zarar verme girişimleri. Milli yıldızımızın nereye transfer olduğunu ön plana çıkarmak niyetinde değilim. Amacım iyi bir pazarlıkla adeta bonservis bedeli ödemeden alınacak Hamit’in birden ‘paylaşılmaz’ hale getirilişinin şifrelerini sunmak. Menacer Fazeli zaten pirana gibi bekliyor. Her türlü cukka yani... Ama taşeron medya devreye girince Real’in iştahı kabarıyor elbette. Bu taşeronculuk yıllardır süregelen bir gelenekle sistematik olarak kulüplerimize zarar veriyor. İşledikleri suçtan haberleri yok. Taşeron medya bazı kulüplerimizin birbirlerine kin kusmalarının da baş sorumlusu. Taşeron gazetecileri genelde kulüp yöneticileri, futbolcular ve zaman zaman da ipsiz sapsız menacerler kullanıyor. Hâl böyle olunca bonservisi olmayan oyuncular ‘imza’ parası yumurtluyor, 1 milyonluk adam aniden 3 milyoncuk olabiliyor. Lazio, Liverpool ve Lokomotiv’le anlaştı anlaşacak derken Süper Lig gol kralımız Avrupa’da hürmet görmüyor çuf çuf çuf ülkeye dönüyor... Bu haberler çıkarken gazetecilik yapılmıyor mu? Kim kimi kandırıyor, kim kimden çekiniyor?

Bakınız bir inat uğruna, taşeron medyanın da gazıyla Türk Futbolu uçuruma sürükleniyor kimsenin haberi yok! Milyon EURO’lar fütursuzca harcanırken olan Türk Futbolu’nun marka değerine oluyor. Kulüplerimiz Avrupa’dan men edilirken, sorumlular arkalarına bile bakmadan kaçıyor. Son yıllarda süregelen bu sisteme dur diyen çıkmazsa, bırakın kaliteli yabancıyı, üçüncü sınıf Avrupalı dahi Türkiye’ye gelmek için 3-5 milyoncuk ve boğaz manzaralı villadan aşağıya ülkemize ayak basmayacak! Benden söylemesi...

Büyük olmak...


Büyük takım olmak başka bir şey, büyük takımı yönetebilmek başka bir şey... Konuyu uzatmadan ve dağıtmadan ele alalım. Trabzonspor büyük bir kulüp, çok da büyük bir camia. Tarihiyle, başarılarıyla ve Türk Futbolu’na kazandırdığı unutulmaz futbolcularıyla. Fakat son yıllarda o kadar çok yönetim hatası sergilemekte ki Bordo Mavililer, anlaşılır gibi değil; Egemen yanlış adam, Selçuk dengesiz ve son olarak Burak da sözünün eri değil... Olmadı başkan. Siz de artık biraz özeleştiri yapın yahu! Büyük olmak bu yıldızların Trabzonspor’dan bu şekilde ayrılmalarına engel olmaktır... Engel olamıyorsan da ona buna laf sokmak değil onların yerine daha kaliteli oyucular almaktır. Polemik değil icraat bekliyoruz başkan...

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...