Ne futbol ne de gol...

14 Haziran 2006, Çarşamba 04:30
- A +
Bugünkü şikayetimize gelince, ilk günlerdekinden pek farkı yok. Sambacılar’ın ilk maçına çoook önceden bilet başvurumuzu yaptık. Maalesef onay gelmedi. Gazetemizi Berlin’de Genel Yayın Yönetmenimiz Necil Ülgen temsil edecek ve bir müthiş eserini daha siz değerli okuyucularımızla paylaşacak. Bize ise günün diğer ilginç kapışmasını izlemek yorumlamak kaldı; Fransa-İsviçre. Bakmayın “bizimkilerin” İsviçre’yi abartarak hafife almasına, hatta aşağılamasına. Adamlar Dünya Şampiyonası’na tam 7 kez katılmışlar. Bunların üçünde öyle ya da böyle çeyrek final oynamışlar. Maç öncesi maalesef katılmadığımız bu turnuvada yine ön! plana çıkıveriyoruz. İsviçre’den bahsedilirken, İstanbul cehenneminden nasıl çıktıkları o ünlü tünel görüntülerin eşliğinde dünyaya aktarılıyor. Bu utanç hepimizin ancak gerçek sorumlular hiç oralı değilÖ Tüm bu yaşananlara rağmen İsviçreliler’in yer aldığı tribündeki büyük bir Türk bayrağı dikkat çekti. Fransa tabii ki favori, finallerin en tecrübeli takımlarından. Ribery ilk kez 11’de. Zidane kariyerinin son maçlarına çıkıyor. Karşı tarafta ise çok koşan, çok basan ve çok mücadele eden bir İsviçre var. Olmalı da çünkü İsviçre kupanın yaş ortalaması en düşük takımına sahip. Fransa ile İsviçre arasındaki maç yine zevksiz bir gündüz karşılaşmasıydı. Ne futbol adına güzel bir hareket ne de gol görebildik. Arada bir saman alevi gibi parlayan Ribery biraz kalitesini ortaya koydu. Eleme grubundaki iki maçta berabere kalan iki takım bir kez daha yenişemedi. İşte Dünya Kupası günlerimiz böyle devam ediyor. Yavaş yavaş güzel futbol da izlemeye başladık.. Yarın İspanya, Ukrayna, Tunus ve Suudi Arabistan ilk maçlarına çıkacak. Biz ise evsahibi Almanya’nın Polonya ile yapacağı mücadeleyi izleyeceğiz. İyi günler.
YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.