MENÜ

‘Çağdaş’ bir mönü!

15 Aralık 2020, Salı 14:26 Son Güncelleme: 15 Aralık 2020, Salı 14:26
- A +

Alanyaspor, son dönemin Süper Lig’deki en istikrarlı takımlarından biri. Yönetim açısından dışarıdan bakıldığında kıskanılacak düzeydeler. Türkiye standartlarının üzerinde ama ülkenin ekonomik şartlarına da bir o kadar uygun bir takım kurarak bugünlere geldiler. Sergen Yalçın ve Erol Bulut’la gelişen Alanya, Sergen hocanın eski yardımcısı Çağdaş Atan’la kısa sürede bambaşka bir görünüme sahip oldu. Beşiktaş karşılaşmasının ilk yarısındaki oyun, muhtemelen her futbolseverin beğenisini kazanmıştır. Bir Anadolu takımının, Beşiktaş gibi bir büyük kulübün karşısında ilk devrede ortaya koyduğu oyun, Süper Lig standartlarının üzerinde Avrupa seviyesinde bir oyundu. Taktik bilgisi ve becerisini de kanıtlayan Atan’ın bu kulüpte yapmak istediklerinin adeta bir özeti gibiydi bu 45 dakika (Özellikle ilk 25 dakikası) içinde gördüklerimiz.

 Rakibe nefes aldırmadılar

Kartal’ın 4 savunma oyuncusuna (Rosier, Welinton, Montero, Rıdvan) baskı yapıp, rakibe nefes aldırmadılar. Bunu yaparken bu takımın 1 haftada 3. maçında bunu yaptığını söylemeyi de unutmayalım. Akan oyunda yenilik, takım dizilişi ve değişim üzerinden bunun sürdürülebilir olması dikkat çekiciydi. Beşiktaş atak yaparken dizilişi 4-2-3-1 olan Alanya, rakibi karşılarken 3-4-1-2'ye, iki stoperinin arasına Siopis'i alarak geçti. Oyuncuların aynı konsantrasyonla bu planları yerine getirmeleri çok önemliydi. Alanya önde oynamayı seven bir takım. Ancak geçen sezon savunma arkası toplar yiyor ve rakiplerine pozisyon veriyordu. Çağdaş hoca ve ekibi, buna da çözüm bulmuş.

 Oyun planı en istikrarlısı

Ancak ikinci yarıda Beşiktaş'ın yediği ikinci gole kadar Alanya'dan oyun üstünlüğünü aldığını da söylemeliyim. Eğer bu mükemmel oyunun 45 dakika sürmesi, yoğun maç temposundan kaynaklanıyorsa; gelecek haftalardaki maçlarda daha uzun sürelere yayılması gerekiyor. Bu kapasiteleri var. Bu ligin şu ana kadar oyun planı en istikrarlı takımı tartışmasız Alanyaspor. Yetenek, kondisyon ve iştah... Hepsi takımda mevcut. Oyuncuların takımda tek bir rolü de yok. Örnek Tayfur Bingöl... Rize maçında orta sahada oynarken, eksikler sebebiyle Beşiktaş’a karşı hem sol bek oynuyor hem de atak sırasında ceza sahası içerisinde kafayla gol arıyor. 17 yaşındaki Ahmet Gülay, Süper Lig’de 2’si 11 olmak üzere 4 kez sahaya çıkıyor. 22 yaşındaki Berkan Kutlu, sanki yıllardır bu seviyede oynuyormuş gibi mücadele ediyor. 

 Planları hücum üzerine

Normalde birçok hoca savunma ağırlıklı bir oyun planı yapar. Çünkü defansı çalışarak planlıyabilirsin. Ancak ofansif oyun için beceri, yetenek, zeka ve iyi bir kurgulanmış plan çok önemlidir. Çağdaş Atan, planlarını hücum üzerine yapan ama oyunun her iki tarafında da savunmayı düşünen bir teknik adam profili çizmiş durumda. Teknik adamlık serüvenine her açıdan çok iyi bir başlangıç yapan Çağdaş hoca, liderlik özelliği çok fazla olan oyuncu grubunu kendisine inandırmış. Elbette bu inandırıcılık sürecinin kısa sürmesinde, daha önce kulüpte yardımcı hocalık yapmasının ve futbolcularını tanımasının da etkisi vardır.

De Zerbi'nin yardımcısı onunla

Atan’ın teknik ekibinde 8 değerli isim var; bunların 3’ü yabancı. Sassuolo’nun hocası Roberto De Zerbi’nin uzun yıllar yardımcılığını yapan Francesco Farioli; taktik bilgisi son derece yüksek olan bir isim. Diğer yardımcılar Hasan Fırat, Mustafa Keçeli. Kaleci antrenörü Perulu Miguel Miranda. Kondisyoner, Türkiye'yi iyi bilen Giovanni Melchiorre. Atletik Performans Antrenörü Emre Recep Ali Demirci, Analist Ufuk Özbey ve Fitness Antrenörü Alican Sümbül de ekibin diğer önemli üyeleri. Hocanın, ekibini dinlendiği ve onların da fikirlerine önem verdiği kesin. Fenerbahçe’de bitti gözüyle bakılan Salih Uçan, Beşiktaş’ta beğenilmeyen Mustafa Pektemek, bir şekilde sistemin bir parçası. Kaleci Marafona, Caulker, Tzavellas, Siopis, Bakasetas, Efecan ve Ceyhun gibi tecrübeli isimleri saymıyorum bile. Bu takım sezon başında hocası Erol Bulut’u, golcüsü Cisse’yi, ligin en iyi sol beki olarak gösterilen N’Skala’yı, stoperi Welinton’ı, en iyi hücumcularından Junior Fernandes’i kaybetti ama çoktan yerleri doldu. Fatih Aksoy, Babacar, Bareiro ve Davidson geldikleri gibi takım kimyasına uyum sağladılar.

Bu kafayla gidersek… 

Türk futbolseverler artık her şeyin farkında. Futbolu da benden ya da medyadaki birçok isimden çok daha iyi bilenlerin sayısı artıyor. Hepimiz Avrupa Ligleri'ni ve Şampiyonlar Ligi’ni takip edebiliyoruz. Neyin kaliteli olduğunun bilincindeyiz ve doğal olarak iyi futbol görmek istiyoruz. Takımlarımızın hemen hemen büyük kısmı 3 puana odaklanmış, oyunu ikinci plana atmış durumda; sonuna kadar haklılar, çünkü buna (para) mecburlar. Risk alsalar, zaten maddi sıkıntıların eşliğinde hemen dibe vururlar. Hocalar hemen gönderilir. Ancak bu kafayla gitmeye topyekün devam edersek, Avrupa’ya gidenlerin bırakın gruptan çıkmak, grubun içine girmesi bile hayal olacak. İşte bu doğrultuda anlatmak istediğim; Alanya'nın ligi kaçıncı bitireceği ya da şampiyon olup olmayacağından ziyade, sonuç ne olursa olsun bu oyun tarzını değiştirmediği sürece fark yaratan olarak övülmeyi sonuna kadar hak ettiği üzerine kurulu.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...