MENÜ

El Capitan!

02 Mayıs 2011, Pazartesi 12:00 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 22:26
- A +

Onun gibi bir futbolcuyu, fiziksel açıdan hazır durumdayken izlemek büyük zevk... Ancak Guti’ye Beşiktaş formasını giymesinin üzerinden 1 sezon bile geçmeden kaptanlık gibi çok önemli bir misyonu yüklemek ne kadar doğrudur, işte bu tartışılır. İspanyol yıldız, kariyeriyle takımın lideri olabilecek konumdaydı. Ama lider olmak, aynı zamanda önder olmak anlamındadır. Ve bunu yaparken de eylemleriniz ve söylemlerinizle herkese örnek bir nitelik taşımanız gerekiyor.

Her ne kadar endüstriyel futbolda dengeler değişse de kaptanlık önemli ve ciddiyet gerektiren bir görevdir. Bir takımın kaptanı öyle ‘oyuncak’ gibi sürekli değişmez. Değişmesi de zaten orada hem idari hem arkadaşlık anlamında ciddi sorunlar olduğunu gösterir.
Guti, Galatasaray maçında oyundan alındıktan sonra yaptığı davranışla Beşiktaş kaptanına yakışmayan  bir tavır sergiledi. Kendisini kulübenin önünde ayakta bekleyen hocasının suratına bile bakmadan soyunma odasına gitti. Bir yıldızın, genç bir futbolcunun yada herhangi biri böyle tepki gösterebilir. Ancak toparlayıcı olması gereken takım kaptanın bu lüksü yok. Beşiktaş’ın saha içinde bir lidere, bir kaptana ihtiyacı var. Ama bunun Guti olmadığı kesinlikle ortaya çıktı. Real Madrid’de Guti hep ikinci kaptandı, hiçbir zaman Raul’un önünde ‘El Capitan’ olamadı.

Gerçekten bir kaptanın nasıl olması gerektiğini merak edenler Fransız futbolunun efsanevi ismi Marcel Desailly’nin ‘İl Capitano’ (Kaptan) adındaki kitabını okusunlar. Gana asıllı yıldızın, Nantes’da başlayan kariyeri, Marsilya derken, Milan’daki olgunlaşma dönemi ve Chelsea ile Fransa Milli Takımı’ndaki kaptanlık öyküsüne ortak olsunlar.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...