Bilime inanmak zorundayız

04 Temmuz 2019, Perşembe 21:44
- A +

Maalsef taşınamayacak boyutlara ulaştı kulüplerimizin sırtındaki borç yükü artık. Gaziantepspor amatör kümede şu anda, Eskişehirspor'un kaç sezondur verdiği onur mücadelesi hala içimde bir sızı, Samsunspor, Sakaryaspor, Kocaelispor ve daha nice kulübümüzün kendi tarihleriyle çelişen dramları da malumünüz.

Peki neden isyanımıza yol açan bu görüntüyü çaresizce izliyoruz veya bu kahredici sonuç nasıl oldu da bize nanik yapıyor yıllardan beri edebsizce? Çünkü kulüplerimizi yönetenler ( istisnalar dışında) kulübünün çıkarını değil kendi ikballerini gözeterek yöneticilik yaptılar ne yazık ki. Elbette "Kötü yöneticilik" adı altında sayılacak çok uygulaması var hemen çoğu kulüp yöneticisinin. Ama bence kulüplerimizin artık taşıyamayacakları düzeyde borç altına girmelerinin en önemli, hatta birinci nedeni onlarca yılı kapsayan transfer hovardalığıdır. Çok eskilere gitmeye gerek yok. Fenerbahçe'nin Mehmet Topuz'a saydığı 8 milyon dolar hiç aklımdan çıkmıyor mesela. Hoca mı "İlla alın" dedi, tabi ki hayır. Sayın Aziz Yıldırım egosundan ötürü onur meselesi yaptı. Ya Galatasaray'ın Veysel Sarı ve Tarık Çamdal'a körü körüne saydığı bir başka deyişle sokağa attığı milyon dolarlar...

Ve görünen o ki, yanlışta ısrar ediyor hala çoğu kulübümüz. Bilime sırtını dönüyor gene kulüplerimizi yönetenler. Asla tartışılmayacak gerçek şudur; takviye veya transfer hocanın görüş ve önerilerine göre yapılmalıdır. Hele de oyun şablonu var ve sisteme inanıyorsa teknik direktör. Bakın, Barcelona'da harikalar yaratan Messi kendi ulusal takımında çoğunlukla sıradanlaşıyor.

Yahu koca Ortega'ya doğru dürüst forma vermedi Lorant. Dolayısıyla takviye yapılacak yerlere, yapılacak transferlere kesinlilke teknik direktör karar vermelidir. Hoca hangi oyuncunun aradığı partnerin kim olduğunu ve ne tür özelliklerdeki arkadaşlarıyla performansına ulaşabileceğini en iyi bilen kişidir veya en azında bilmelidir. Hele de şampiyonluğa oynamak mecburiyeti bulunan bir takımı çalıştırıyorsa. Çokca tanık olduk, kaliteli futbolcudur, 4_2-3_1'le oynar düşkırıklığı yaratır, ama 3_5_2'yle oynadığında tribünleri de yanında oynayan futbolcuları da hazların salıncağına bindirir. Dolayısıyla, hele de bu çağda hocaya rağmen transfer yapılmamalı, güne oynamktan vazgeçilmeli artık.

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...