Altay'ın gecesi

04 Temmuz 2020, Cumartesi 23:33 Son Güncelleme: 04 Temmuz 2020, Cumartesi 23:33
- A +

Pandemi sonrası en istekli bir ilk yarı oynadı ev sahibi. Başta Tolgay, Ferdi ve Hasan Ali olmak üzere sorumluluk almaya çalıştılar. Ancak Fenerbahçe'nin topla oynama oranında rakibi ikiye katlaması anlamsızlaşıyor çoğunlukla. Dün misal 13. dakikada tam 9 pas yaptıktan sonra topu 3. bölgeye taşıyabildiler ve sonuç alamadan geriye koşmaya başladılar. Yan pas yapmaktan başı dönüyor neredeyse bir çok futbolcunun.

Doğru oyunu oynayanlar da var elbette. Misal, Ferdi'nin maçın hemen başındaki soldan yaptığı orta. Keza Tolgay'ın (35.dakikadaki gibi) derinlemesine denediği ara paslar. Veya Hasan Ali'nin 24'teki asisti ve Ferdi'nin birinci sınıf vuruşuyla gelen gol. Gurbetçi futbolcu çok yetenekli doğrusunu söylemek gerekirse. Kendisinin ve takımının o şık ikinci golünü atarken teknik ve konsantrede tam bir yıldız futbolcu görüntüsü verdi. Ben de doğal olarak ondan çok az yararlanan Ersun Yanal'ın kulaklarını çınlatmadan edemedim doğrusu.

İlk yarının aksine ikinci yarıya daha istekli başlayan taraf Göztepe oldu. Bu isteğinin karşılığı olan golü ancak 64 te bulabildiler.

Şüpesiz, Tolgay'ın yorulması, Dirar'ın aksaması Fenerbahçe'yi olumsuz etkiledi. İlk yarıyı iki farklı önde bitirmenin verdiği rehavet de gizli bir etkendi belki, ama sarı lacivertlilerin ikinci yarıda yediği baskıda kenar yönetiminin payı da azımsanamaz. Misal, sağbak orjinli Murat Sağlam kenarda otururken yorgun Ozan Tufan'ı kaydırıldı kenara alınan Dirar'ın yerine.

Gözle görülür bir disiplinsizlik de var takımda. Aksi olsa sarı kartla oynayan Serdar Aziz (hem de uzatmalar oynanıyorken) o ikinci sarıyı görecek hareketi yapnazdı her halde.

Açıkçası bu 3 puan için Fenerbahçe genç kalecisi Altay Bayındır'a ne kadar teşekkür etse azdır bence.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...