MENÜ

Bu şöleni kaçırmayın

24 Ağustos 2021, Salı 12:00 Son Güncelleme: 24 Ağustos 2021, Salı 12:00
- A +

Kiminin kolu yok, kiminin bacağı... Kiminin de ikisi birden. Bazıları görmüyor, bazıları da duymuyor... Bir kısmının ise vücutlarının bazı bölgeleri, duyuları işlevini yerine getirmiyor, fiziksel ve zihinsel noksanlık yaşıyorlar. Bütün bunlar, onların hayat yolculuğunda karşılarına birer ‘engel’ olarak çıkıyor. Kâh doğuştan, kâh sonradan başlarına gelen talihsiz bir kaza ya da hastalıktan... Aslında, bir bakıma hayata 1-0 yenik başlıyorlar. Bizlerin; yani ‘normal’ olarak kabul edilen insanların gündelik sıradan işleri, eylemleri onlara eziyet gelebiliyor; yardım almadan standart bir hayat sürdüremiyorlar belki. Ama bütün bunların üstesinden gelebilmenin yollarını da buluyorlar. Dezavantajlarını avantaja döndürebiliyorlar. Hayata ve topluma adapte olabilmenin, kendilerini var edebilmenin araçlarını ellerine geçirdikleri takdirde sonuna kadar kullanabiliyorlar. İşte, spor da bu araçlardan biri, hatta en önemlisi...

Engellilerin destansı yolculuğu

Bugün spor yoluyla engelleri aşanların yolculuğuna tanıklık etmeye başlayacağız. TSİ saat 14:00’deki açılış törenleriyle startı verilecek olan Tokyo 2020 16. Yaz Paralimpik Oyunları’nda 22 branşta, 160 ülkeden yaklaşık 4 bin 400 sporcunun 5 Eylül’e kadar vereceği madalya mücadelesinin heyecanına ortak olacağız. Biliyorum, ‘Paralimpik’ kelimesi bu ülkenin kâhir ekseriyeti için pek bir şey ifade etmiyor maalesef. Ama yine de aklınızın bir köşesinde bulunsun. Çünkü bugün onların, yani ‘Paralimpik sporcuların’ şenliğinin başlangıç günü.

Onlarla bir olalım, birlik olalım

Olimpik sporcuların Tokyo’daki başarılarıyla iki hafta boyunca hop oturup hop kalktık, kazanılan madalyalarla gururlandık. Sporcularımızı bağrımıza bastık. Belki de bugüne kadar hiç olmayan bir şekilde olimpik sporcuları gündeme taşıdık, sahip çıktık. Çok da iyi yaptık. Şimdi ise sıra onlarda. Tarih yazmaya hazırlanan engelli sporcularımızı da ayağa kalkıp alkışlamaya hazırlanalım. Onlara da sahip çıkalım. Onlara da sayfalarımızda, ekranlarımızda, sosyal medya hesaplarımızda, paylaşımlarımızda yer verelim. Onları da konuşalım, tanıtalım, tüm Türkiye’ye ve dünyaya...

87 sporcumuzun destek beklentisi

Çünkü, bunu sonuna kadar hak ediyorlar. Hem hayatın zorluklarıyla baş edebilmek hem de yoğun bir çalışma temposu ve üstün bir performans gerektiren branşlarda mücadele etmek insan üstü bir çaba gerektiriyor. Sadece yarışmak bile başlı başına bir başarı hikayesiyken, bir de bunu madalyalarla taçlandırmak, rekorlar kırmak, normal sporcuların derecelerine yaklaşabilmek gerçekten de hayranlık uyandıracak cinsten sportif eylemler... Tokyo’da ülkemizi 13 branşta temsil edecek 87 sporcumuzun beklentileri de Olimpiyat Oyunları’nda olduğu gibi ülkece teyakkuza geçmemiz ve onları sonuna kadar desteklememiz.

O kadar çok engel aşıyorlar ki...

Zira çok zor şartlar altında kendilerini Tokyo’daki Paralimpik arenasına çıkarmayı başarıyorlar. Yaşadıkları fiziki zorlukların yanısıra toplumumuzdaki paralimpik bilinç eksikliğiyle, engelli farkındalığı ve dahil etme noksanlığıyla da mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Bir yerlerde, bir şeyler başarana kadar neredeyse toplum içinde atıl kalıyorlar. Başardıkları zaman da üç beş gün popüler kültür malzemesi yapılıyorlar ve sonra tekrar bir köşeye atılıyorlar. Kendi kendilerine yaşıyorlar, kendi kendilerine var oluyorlar.

Onlara acımak değil, alkışlamak...

Oysa onlar da içimizden birileri. Onlar da bizden. Onlar da bu toplumun birer parçası. Onlar da bizim gibi hissediyorlar; üzülüyorlar, seviniyorlar, kıskanıyorlar, gerektiğinde kavgalar ediyorlar. Kazanmayı, kaybetmeyi onlar da biliyor. Bizim bu realitenin ışığında hareket etmemiz, onlara acıma duygularıyla yaklaşmaktan ziyade, onların başarmak için gösterdikleri insanüstü çabalarına destek vermemiz, alkışlamamız ve sahiplenmemiz gerekiyor.

Yirmi yılda nereden nereye...

2000 Sydney’de sembolik olarak 1, 2004 Atina’da 8, 2008 Pekin’de 16, 2012 Londra’da 67, 2016 Rio’da 79 ve şimdi 2020 Tokyo’da 87 sporcu... Katılım arttıkça artan madalya sayıları... Bugüne kadar alınan 6 altın, 7 gümüş, 10 bronz olmak üzere toplam 23 madalya... Bütün bunlar birer sessiz devrimdir aslında. 20 yıl önce esamisi bile okunmayan bir alanda bugün hissedilir olmak bile onları bağrımıza basmamız için yeterli bir nedendir. Onlar ellerinden geleni yapıyor, biz de yapalım!..

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...