Özür dilemek erdemdir

12 Mart 2011, Cumartesi 12:00 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 20:51
- A +

Fenerbahçe tartışmalara Asbaşkan Şekip Mosturoğlu ile katıldı. Mosturoğlu da gerçek bir polemik ustası olduğunu bir kez daha kanıtladı. Birincisi basın toplantısını günü ve saati profesyonelce ayarlanmıştı. Trabzonspor’un açıklamaları aceleye gelmiş, Beşiktaş ise herhangi bir hazırlık yapmadan Trabzonspor’u takip etmişti. Fenerbahçe ise hiçbir sportif organizasyonun olmadığı, Cuma günü saat 15.00’i seçmişti. Beşiktaş cevap verse, verilecek cevapta hakaret yoksa, satır arasında kaynayacak, Trabzonspor cevap verse futbolcuların konsantrasyonu bir kez daha bozulacaktı. Pazar hatta pazartesi günü akşamına kadar herkes bu açıklamayı konuşacak ama camiaların cevabı duyulmayacak. Mosturoğlu, Işın Çelebi’yi 10 yabancı meselesinde altında Galatasaray kulübünün imzasının bulunmasıyla, Beşiktaş’ı, Trabzonspor maçından sonra ekranlara konuşan Basın Sözcüsü Mete Düren’in sözleriyle vurdu. Sadri Şener’i de Aziz Yıldırım’ın hakkında daha önce ve şimdi söylediği sözlerle...

Trabzonspor, Galatasaray, Beşiktaş  yaptığı eleştirilerde ne kadar haklıysa, Mosturoğlu’nun  açıklamaları da kendisi açısından o kadar haklıydı. Polemikleri bekleyip göreceğiz. Ancak Mosturoğlu’na önemli bir muhalefetim var. Sadri Şener’in kendisi ile çelişen açıklamalarına verilen cevaplarına diyecek bir şeyim olamaz. Ama Trabzonspor Kulübü Başkanı’nın, Trabzonlular’ın yaptığı hatalar ile ilgili özür dilemesi, müstehzi ifadelerle eleştiri konusu yapılamaz. Şenol Güneş’in protokol tribününde sinirlerinin boşalmasının ardından, Şener’in Beşiktaş camiasından özür dilemesi de, atılan yabancı bir madde yüzünden kafası yarılan Yunus Yıldırım’dan özür dilemesi de camianın liderine yakışan davranışlardır. Bu durumlarda özür dilemek sorumluluktur, erdemdir, şıktır. Keşke Aziz Yıldırım, Adnan Polat ve Yıldırım Demirören de benzer durumlarda özür dileyip tansiyonu düşürse.

Hakem birliği

Dün ‘Onursuz hakemler’ başlığı ile yazdığım yazının ardından Türk futbolunun önemli birkaç faal hakemi ile konuşma şansım oldu. Yazımda başlık dışında yüzde 100 haklı olduğumu, hepsinin çoluğu çocuğu ve önemli bir sosyal çevresi olduğunu ve günah keçisi olmaktan bıktıklarını iletirken, aylardır süren çalışmalarının sonuçlanacağını söylediler. Hakemler, dernek ve federasyon çatışmasının ardından, derneğin işlevsiz kaldığını kendilerini iyi temsil edemediğini düşünerek, üst klasman hakem ve yardımcı hakemlerinden oluşan bir birlik kuracaklarını ifade ettiler. Oy kullanma kaygıları yokmuş, ki ben buna çok sevindim. Gerekirse federasyon Başkanı, gerekirse kulüp başkanı, hep birlikte duruş geliştirecek, atmosfer böyle dayanılmaz hale gelirse, eylem de yapacaklarmış. Duydum, sevindim. Umarım ‘Gemisini kurtaran kaptan’ olmaz, gerçekten camia olmayı başarırlar.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...