Olmayacak işler

11 Eylül 2019, Çarşamba 06:01
- A +

Gökhan German, A Milli Basketbol Takımı’nın Dünya Kupası performansını değerlendirdi...

Beklentilerin karşılanmadığı bir Dünya Kupası sona erdi. Çin’de hedefimizin uzağında kalsak da teselli ikramiyesi olarak Olimpiyat elemesi hakkını kazandık. 2006, 2010 ve 2014’te çeyrek final oynamıştık. Aslında bu sefer de benzer bir yoldan devam edebilirdik ama ABD maçında yaşanan olağandışı olaylar sonrası toparlayamadık. Ufuk Sarıca ve milli takım sakatlık sorunlarına rağmen iyi çalıştı, sıkı bir hazırlık dönemi geçirdi ve çok konsantreydi. Japonya maçını kusuruza yakın motivasyonla oynadılar.

Tarihi fırsat kaçtı

Keza ABD maçı... NBA yıldızlarından oluşan kadroyu belki de sadece biz yenmiş olacaktık. Normal sürenin sonunda alınamayan ribaunt, ardından 1 salise kala Cedi’nin, Tatum’a yaptığı faul. Uzatmada ise bir sayı öndeyken Doğuş ve Cedi ile kaçırdığımız 4 serbest atış. Sonrasında da dibe vuruş. Hesapta olmayan Çekya yenilgisi, ABD maçının yıldızı Ersan’ın bu karşılaşmada 9’da 0’la oynaması ve savunmada yenilen tonla sayı. 1999’dan bu yana milli takım, sadece 1 klasman maçı kazanmıştı. Bu tip maçlara oldum olası konsantre olamayız ve kaybederiz. Allah’tan son 5 dakika aklımız başımıza geldi de Karadağ’ı yenip, Tokyo için umudumuzu sürdürdük.

Peki neden 22. olduk!

Aslında coach ve oyuncuları çok da eleştirmemek lazım. ABD maçı gibi bir yenilgiden sonra normal duyguları olan, sosyopat olmayan her insanoğlu etkilenir. Biz de daha fazla etkilendik. Bunu da doğal karşılıyorum. Oyuncular ve teknik kadro iyi niyetliydi ama Çekya maçında yapılan taktik hatalar da vardı bana göre. Rakibe ABD muamelesi yaptık. Alan savunması, kombine müdafalar onları da havaya soktu. Gereğinden fazla saygı duyduk rakibe. Kadro seçimi de eleştirilebilir. Doğuş dışında takımda kavga eden oyuncu yok.

Mazeret yok

Hazırlık dönemi dahil Çin’de iki Türk aşçısı ve tonlarca Türkiye’den giden gıda vardı. Belki ABD dahil, Dünya Kupası’nda bizim imkanlarımıza sahip başka bir ülke yoktu. Federasyon bu konuda tüm gerekenleri yaptı. Tabii Başkan Hidayet Türkoğlu’nun, Çin’e gelmemesi herkesi şaşırttı ama belki ikna edici bir gerekçesi vardır. Oyuncudan fazla sağlık ekibi, diyetisyen, kondisyoner, antrenör, malzemeci kadrosu vardı Çin’de... Basketbolcuların ve teknik ekibin mazeret gösterebileceği çok fazla şey de yoktu.

En büyük çıkış Melih’ten

Cedi, ABD maçında yaptığı kritik hatalar dışında tüm turnuvayı iskikrarlı oynadı. En büyük çıkışı ise Melih yaptı. Özgüvenle oynayınca neler yapabileceğini gösterdi. NBA yıldızı gibiydi Çin’de... En önemlisi 2 aylık kamp döneminde kendini geliştirdi, repertuarına yeni atışlar ekledi. Driplingi kesmeden, havada ilerlemesine rağmen dengeli şut atabilme özelliğine de kavuştu.

Seneye eleme oynayacağız. 1 senede derenin altından çok sular akar. Ama Ersan’ın artık Milli Takım’a geleceğini düşünmüyorum. Semih tek başına çok zorlanıyor. Bence yeni devşirmenin 4 ve 5 oynayan bir Amerikalı olması gerekiyor.

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...