Fenerbahçe farkı

22 Ekim 2016, Cumartesi 02:30
- A +
Barcelona’da, Barcelona ile oynuyorsun. Rakip bir basketbol devi. Bir çok şampiyonluğu, bir çok Final-Four’u var. Ama gerek tribünleri dolduran binlerce taraftar, gerek iki Euroleague şampiyonluğu bulunan coach Bartzokas, gerekse oyuncularda şöyle bir hava var. ‘Ne yaparız da Fenerbahçe’yi yenip bir sürpriz gerçekleştiririz’. Fenerbahçe basketbolunun son bir kaç yılda Obradoviç ve Gherardini ile geldiği en önemli nokta bu. Düne kadar, ‘eğrisi doğrusuna gelir de kazanır mıyız’ diye düşünürken, şimdi İspanya’da, Barcelona karşısına kocaman bir psikolojik üstünlükle maça başlıyorsun. Fenerbahçe henüz hazır değil. Kopuk kopuk oynadı. Datome, Vesely çok az katkı verdi. Ama bu oyun bile her ne kadar Navarro’dan yoksun olsa bile Barcelona’yı deplasmanda devirmeye yetti. Son çeyrekte 9 farka ulaşan Kanarya, maçı orada koparabilirdi belki ama, sonuçta önemli olan çok iyi durumda bulunmasalar bile Barcelona deplasmanında
kazanmak.


‘Winner’ bir takım Fenerbahçe. Bamberg’den sonra Barça’yı da 1 sayıyla yendi. Bir şekilde kazanmayı beceriyorlar. Yine savunma hamlesi ile kazandılar, Bamberg’e karşı olduğu gibi. Bu kez Sloukas, Final- Four ‘MVP’si Rice’e geçilmedi. İki üç hamle yaptı Amerikalı, bizim Yunanlı hepsinde karşısında kaldı. Bu savunma ‘zafer’i getirdi...

Aslan’ın kredisi bitiyor

CSKA karşısında yediği 109 sayı sonrası savunması büyük eleştiri alan Galatasaray’da, coach Ergin Ataman Kızıl Yıldız maçına, Tofaş karşısına çıktığı beşle başladı. Bu, savunma öncelikli beşte, Göksenin ve Tyus, oyunun başına damgasını vuran isimler oldu. Göksenin rakip oyun kurucuyu canından bezdirirken, Tyus bloklarla pota altını karartıyordu. Bu ikili bununla
da yetinmeyip hücumde sekizer sayı atınca Galatasaray bir anda 19-5 öne fırladı. Galibiyetin kolay geleceği izlenimi de edinilmişti. Ama ne zaman ki Ergin Ataman rotasyona başladı, Smith ve Dentmon gibi kontrolsüz iki isim oyuna girdi, maçın rengi de değişti. Kızıl Yıldız bütçe olarak zayıf, kadro olarak yetersiz belki ama, oyun sistemi, düzen ve disiplin anlamında Galatasaray’dan çok üstün.

Hiç panik yapmadılar, kendi basketbollarını oynadılar, 15 sayı geriden gelip 15 sayı öne geçtiler. Tecrübesizlikleri yine onlara maç kaybettiriyordu. Daye müthiş bir hücum nyeteneği. İlk 20 sayısını hiç kaçırmadan attı, Galatasaray 15 sayı geriden gelip, 3 sayı da öne geçti. Taraftar desteği ile maçı alıp götürmeleri gerekiyordu ama, o kadar mücadele, özveri boşa gitti. Göksenin niye bir daha oyuna girmedi, neden Emir o kadar süre sahada kaldı tartışılır. Kariyeri boyunca 8-9 oyuncuyla oynayan Ataman, daha ikinci çeyrekte neden 12 oyuncu kullanır, orası da tartışılır. Sonuçta Galatasaray gibi sürpriz kovalayacak bir takımın, sezona evinde üst üste 2 yenilgi ile başlaması altından kolay kalkılacak birşey değil. Hele ki Kızıl Yıldız gibi bir takıma karşı... Umarız deplasman galibiyetleri ile bunların telafisi gelir. Yoksa sezonun geri kalanı Galatasaray ve taraftarı için bir eziyet halini alır.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...