Dipten zirveye

23 Haziran 2019, Pazar 06:01
- A +

Sezon başında yapılan 9 yeni transferle beraber, Anadolu Efes’ten kimse böylesine bir başarı beklemiyordu.

Bir önceki yıl Euroleague’de sonuncu olan, takımı genelde yaptığı gibi silbaştan değiştiren Anadolu Efes’in doğru parçaları bir araya getirdiği gözleniyordu ama sonuçta, yeni takımın zamana ihtiyacı vardı.

Roller çabuk belirlendi

Ama Ergin Ataman ve ekibi zamanı hızla ileri sardı. Roller çabuk belirlendi, sezona Cumhurbaşkanlığı Kupası galibiyeti ile girildi, Euroleague’de de galibiyetler arka arkaya gelmeye başladı.

Sadece Larkin değil

Sezon başı beklentilerin çok altında kalan, sezon sonu beklentilerin çok ama çok üzerine çıkan Larkin faktörü başarıda etkendi ama, daha bir çok dişlinin yan yana gelmesi asıl önemli olandı. Örneğin Vasilje Micic... Geçen yıl Jasikevicius’un elinde bilgi ve tecrübe kazanan Sırp oyun kurucu, bu takıma yardımcı rolde olması için transfer edildi.

Micic gerçek bir yıldız

Ama son zamanlarda bu kadar gelişme gösteren ve kendini aşan çok az oyuncu gördüm. Micic, gerçek bir süper yıldız oldu. Larkin’in ışıl ışıl parladığı zamanlarda bile o ışığın gölgesinde kalmadı. Efes için hiç de hesapta olmayan bir performanstı Micic’in oyunu.

Moerman’ın en verimli sezonu

Keza Moerman da kariyerinin en verimli sezonunu geçirince, Dunston zaten bildiğiniz gibi, takımda ana roller belirlenmiş ve bu yıldızlar maksimum verimle oynamaya başlamıştı. Simon, Beaubois, Anderson, Doğuş ve Pleiss görevlerini kusursuz yaptı, ortaya harika bir takım çıktı.

Az sürede ciddi katkılar

Buğrahan, Metecan ve Sertaç az süre alsalar da oynadıkları dakikalarda ciddi katkılar verdi. Ergin Ataman ve ekibi oyunculardan maksimum katkıyı alacak düzeni de çabuk oturtunca hem keyifle izlenen hem de kazanan bir takım ortaya çıktı.

En büyük övgü; kondisyon ve sağlık ekibine

Aslında en önemli övgüyü de kondisyon ve sağlık ekibi almalı. 13 günde 7 maç oynayan, 7 maçı da maksimum performansla oynayan bu oyuncuları formda ve güçlü tutmak kolay iş değildi. 7. maçın son dakikaları... 7 maçın neredeyse tamamını oynayan Larkin ve Micic’te en ufak bir yorgunluk belirtisi yoktu, adeta havada uçuyorlardı... 4 final oynadı ve 2 kupa kazandı bu ekip. Ve bunları yaparken de Avrupa’nın en güçlü takımı olan Fenerbahçe Beko ile başetmek zorundaydı. Zoru da başardılar. Bunu göz ününe aldığımızda kazandıkları kupanın değeri bir kat daha artıyor bence... 

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...