MENÜ

Erol Bulut’u kim kandırdı!

14 Aralık 2020, Pazartesi 06:58 Son Güncelleme: 13 Aralık 2020, Pazar 23:24
- A +

Sezon başı 18 transferi görenler, Fenerbahçe’yi erkenden havaya soktular. Haksız da sayılmazlardı. Geniş kadro avantaj mıydı? Erol Bulut kadroyu yaz boza çevirmeden ideal 11’i bulmak zorundaydı. İlk hafta Rize deplasmanında sürpriz bir takım sahaya çıktı. Yeni transferlere rağmen sahada Tolga Ciğerci vardı. Giden maç son dakikalarda Sosa’nın penaltısıyla kazanıldı. Maçtan sonra klasik demeçlerle, “Yeni takımız yakında her şey yoluna girer” muhabbeti yapılıyordu. İkinci hafta Kadıköy’de 9 kişilik Hatayspor karşısında ‘şok’ beraberlik, bir hafta sonra Türk Telekom Stadı’ndaki Galatasaray beraberliği ile geçiştirildi.

Cisse-Sosa değişikliği

Evinde Karagümrük önünde bocalayan Fenerbahçe’yi ipten kaleci Altay alıyordu. Son dakikada rakibin penaltısını kurtarmasa bomba erken patlayacaktı. İşte Erol Bulut’u ilk kandıran bu maç oluyordu. Akabinde Göztepe ile İzmir’de oynanan 90 dakikada Fenerbahçe kendinden beklenen bir performans ortaya koyup maçı kazanıyordu. Maçın öne geçen isimlerinden biri de Sosa oluyordu. Sonra büyük imtihan geldi çattı. Kadıköy’de Trabzonspor devreyi önde kapatmıştı. Bu maçtan sonra alınan galibiyetten çok Erol Bulut’un devre arası yaptığı hamle konuşuluyordu. Sosa çıkmış, yerine Cisse girmiş, galibiyet gelmiş muhabbetine de inanan çoktu. Erol hoca da buna inanmış olacak ki, ilerleyen haftalarda Sosa’ya hamle oyuncusu gözüyle bakmaya başladı.

Mesajları almadı

Hocayı kandıran bir diğer maç Antalya deplasmanı idi. Devre golsüz biterken rakibin önemli silahı Jahoviç atılmıştı. Fenerbahçe 10 kişi kalan rakibi önünde Perotti’nin ustaca yaptırdığı ve gole çevirdiği bir penaltıyla zar zor kazanıyordu. Sonra içeride Konyaspor darbesi geliyor, bu maça ‘iş kazası’ deniliyordu. Şimdi gelelim Erol hocayı en çok kandıran maça. Ankara’da oynanan Gençlerbirliği maçı farklı kazanıldı. Erol hoca çok mutluydu. Ancak şu gerçekleri görmedi. Karşısında hiç direnç göstermeyen, yaptığı tek atakta golü bulan bir takım vardı. Ayrıca o gün Fenerbahçe’de ustalar sahne almış (Sosa-Perotti) ve rakip kaleyi bulan her top gol olmuştu. Büyük havalarla İstanbul’a dönülüyor ama bir hafta sonra hem de Kadıköy’de 10 kişilik ezeli rakibi Beşiktaş’tan acı bir ders alıyordu. Sonra Erol hocayı kandıran Denizli deplasmanına gidiliyordu. Fenerbahçe ilk yarıyı iki farkla önde kapatmış, kaleci Altay’a ciddi tek top gelmemişti. İkinci bölümde Serdar Aziz’in gördüğü kırmızı kart oyunun gidişatını değiştirmişti. Kaleci Altay penaltı dahil, bir çok gollük pozisyonu önlüyor, Fenerbahçe gibi bir takım ‘dan dun’ oynuyordu. Bu maçta da Fenerbahçe teknik ekibine önemli mesajlar veren bir 90 dakika olmuştu.

Hâlâ en büyük aday

Bu oyunun da dikkate alınmadığını Malatyaspor maçında bir defa daha görmüş olduk. Evet, dediğim gibi bu sene kazanılan bir çok maç hocayı kandırdı. Bunların başında da Genlerbirliği ve Denizlispor deplasman oyunları var. Hoca ‘benim planlarım var’ diyor. Planları nedir bilmiyorum. Benim bildiğim bu takımın acilen ideal 11’ine kavuşması, bu 11’de ısrar edilmesidir. İdeal oyunu ideal 11 oynar. Ortada panik yapacak bir durum yok. Önce Erol Bulut, sonra takım toparlanacak. Puan cetveline ve rakiplerine baktığımda Fenerbahçe yine bu ligin en önemli şampiyonluk adaylarından biridir. Yeter ki hoca kanmasın, kandırılmasın.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...