MENÜ

Zayıflamak İçin Yaratılan Mucizeler: Diyet Efsaneleri 1

13 Kasım 2010, Cumartesi 00:30 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 22:29
- A +

Eğer her geçen gün birçok kişiden zayıflamak için mucizeler duyuyorsanız, bu yazıyı okumanızda fayda olacaktır.  Her geçen gün hızlı bir şekilde artmaya devam eden obezite birçok kişide mucize yaklaşımlara olan inancı arttırmaktadır. Obezite sorunu, alınan enerjinin harcanandan fazla olmasıdır. Çok basit gibi görünse de, bu dengesizlik durumunun nedenleri karmaşıktır. Kişiden kişiye değişen, genetik kombinasyona bağımlı, çevresel ve psikolojik faktörler bu duruma katkıda bulunmaktadır.

Obezite tek başına bir sorun olmaktan ziyade; Tip-2 diyabet, yüksek kan basıncı, yüksek kolesterol, kalp hastalıkları, felç, uyku apnesi, safra kesesi ve karaciğer hastalıkları gibi birçok sağlık sorunu ile ilişkilidir. Obez erkeklerin, kolon, rektum ve prostat kanserlerinden ölme riski çok daha yüksektir. Benzer olarak, obez kadınların da, göğüs, uterus, yumurtalık ve serviks kanserlerinden ölme riskleri normal ağırlıktaki kadınlara göre yüksektir.

Çoğu kişinin yaşadığı asıl problem, kilo verme ile ilgili verilen bilgilerin hangilerine inanıp inanmayacağını bilmemeleridir. Aynı zamanda, çoğu kişi, herhangi bir beslenme uzmanından yardım almadan, kısa sürede ve zahmetsiz zayıflama tekniklerine ulaşmak için çaba sarfetmektedir.


Efsane 1. Düşük karbonhidratlı diyetler kilo vermede güvenli ve etkili bir yoldur.

Gerçek 1.Düşük karbonhidratlı diyetler zararlı olabilir. Dahası, düşük karbonhidratlı diyetlerin sağladığı kilo kaybı sadece karbonhidratlardaki azalmanın değil total kalorideki azalmanın sonucudur.

Son yıllarda, ciddi karbonhidrat kısıtlaması yapıp alınan kalorinin çoğunu proteinler ve yağlardan sağlayan diyetler çok popüler hale gelmiştir. 2200 kalorilik tipik bir diyet günlük 300 gram karbonhidrat içermelidir. En iyi bilinen düşük karbonhidratlı diyetlerden biri olan Atkins diyetinde ise, diyetin ilk 2 haftası karbonhidrat alımı günlük 20 gram ile sınırlanır, daha sonra birey mevcut ağırlığını koruyabileceği kiloya eriştiği zamana kadar yavaş yavaş arttırılır. Diğer popüler düşük karbonhidrat diyetleri ise, Carbohydrate Addict’s Diyeti, Protein Power ve South Beach Diyetleridir.

Sağlıklı kilo vermenize yardımcı %100 bitkisel zayıflama ürünleri için tıklayın!

Düşük karbonhidratlı diyetler vücutta metabolik olarak anormal miktarda keton üretiminin artması olan ketozis durumunu tetikler. Alınan karbonhidratlarda ciddi kısıtlama yapıldığı zaman vücut enerji kaynağı olarak depo yağını kullanmaya başlar. Depo yağının azalmasının kilo kaybından sorumlu olduğu bu diyetin savunucularının düşüncesidir.

Düşük karbonhidratlı diyet yapan bireyler ani ve önemli miktarda kilo kaybederler, fakat araştırmalar bu durumun düşük karbonhidrata bağlı olmadığını diğer popüler zayıflama diyetlerinde olduğu gibi vücut suyunun kaybına bağlı olduğunu desteklemektedir.

Çalışmalarda, düşük karbonhidratlı diyet yapanlarda, konstipasyon, diyare, baş dönmesi, baş ağrısı, uykusuzluk, mide bulantısı, yorgunluk ve susuzluk şikayetleri bildirilmiştir. Yapılan bir çalışmada, sadece 6 hafta düşük karbonhidratlı diyet yapmanın, böbreğe iletilen asit yükünü arttırdığı, böbrek taşı riskini arttırdığı ve kemik kayıpları riskini de arttırabileceği saptanmıştır. Keton üretimi, vücudun yüksek miktarda ürik asit üretmesine neden olur ki; ürik asit gut hastalığı ve böbrek taşları için risk faktörüdür.

Ek olarak, düşük karbonhidratlı diyetler, sebze, meyve, tam tahıl ve posadan fakir olduğu için nutrisyonel açıdan yetersizdir. Karbonhidrat yerine tüketilen besinlere göre değişmekte olup, bazı durumlarda düşük karbonhidratlı diyetler, tavsiye edilenin altında A, E, B6 vitaminleri, folat, tiamin, kalsiyum, magnezyum, demir, potasyum içermektedir. Ayrıca, yetersiz diyet posası konstipasyona neden olarak kolon kanseri riskini arttırmaktadır. Sonuç olarak, düşük karbonhidratlı diyetlerin uzun dönemde etkileri bilinmemektedir. Bu yüzden kilo vermek isteyenlere önerim şudur; hangi diyeti takip ettiğiniz değil, harcadığınız enerjiden daha az enerji almanız gerektiğidir.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...