Şampiyonluk yolu nereden geçer?

22 Nisan 2015, Çarşamba 02:30
- A +
Beşiktaş, başlardaki iştahlı ve gösterişli oyunundan hayli uzağa düşmüş olsa da, ülkedeki ‘reel futbol ortamı’nın doğal sonucu olarak yine de  yarışın içinde. Hem de yaşadığı onca tuhaflığa rağmen!  Yönetim tercihi olarak türlü demogojiyle iki sezon önce stat yıkılırken ‘soyut yarınlar için somut bugünler feda edildi!’. Takımın nerede oynayacağı ne yöneticileri ne de taraftarları ilgilendiriyordu! Deniliyordu ki, “Yeni stat açılınca rakiplerle aramızdaki fark kapanacak...”. Kimse çıkıp şunu sormadı: “İki büyük rakibinin koca koca statları varken mali durumları ve seyirci sayıları ortada. Sizin kerametiniz nedir?”. 

Önceki yönetimin formülü

Beşiktaş büyük kulüptü ve sosyal etkisi mali büyüklüğünün kat be kat üzerindeydi. Taraftarı gelecek güzel günler rüyasıyla uykuya dalarken, yönetim de bu ‘sosyal etki’yi kullanarak borçlandıkça borçlandı. Formül ise önceki iki başkandan kopyalanmıştı; “Nasılsa biz ödemeyeceğiz...”.  Bir kaç hafta önce kulüp başkanı, ‘kötü gidiş’e dur demek için dahiyane bir çözüm bulmuş ve “Bundan böyle tüm zamanımı kampta futbolcularla geçireceğim” demişti hatırlanırsa... Performans ve ‘başkan denetimi-gözetimi’ arasındaki bu enteresan formül hayata geçti mi bilinmez ama birkaç hafta sonra kulüp kapısına haciz kamyonları dayandı. Bunlar işin sadece yönetim bazındaki iki ayrıntısı...

Takım mutluluk içinde!

Futbol takımı ise epey bir süre sonra biraz da rakibinin paralize olmuş halinin de etkisiyle beş gollü bir galibiyet aldı. Malum, futbolda sonuç tüm olumsuzlukların üzerini şal gibi örtüp kalabalıkların ruhunu ısıtıyor. Yine de futbol için yanıt bekleyen sorular da az değil...

Beş gollü galibiyette ‘ikili forvet mucizesi’ne inanlar bir adım öne çıkarken, “Top bağımlısı Gökhan Töre’siz Beşiktaş, takım olarak topu daha çok paylaştı da tüm takım mutluluk içinde mi oynadı acaba?” diyenler haksız sayılabilir mi? Ya da, “Sivok’un oynamamasının tek nedeni sakatlık mıydı?” sorusu gibi... “Takımın ‘anahtar oyuncusu’ Atiba, sözleşme uzatmak için kendisine çıta olarak Cenk Tosun ve alelacele sözleşme imzalatılan diğer oyuncuları örnek alırsa kim, ne diyebilir?” de bir başka soru örneğin! Tüm bunlar Beşiktaş’ın ‘nasıl yönetildiği ’ne dair ciddi ipuçları barındıran veriler...

Bilic, yol bulmalı

Sağlam genetiği ve ‘üç büyüklerden biri’ olmak gibi ‘ülke futbolunun konumlanışı’ndan kaynaklanan avantajları var elbette Beşiktaş’ın... Bu nedenle sakin ve işe odaklı bir planlamayla bu sezon şampiyon olma şansı diğerleriyle eşit. Handikapları ise ‘zor maçları kazanmamak...’. O nedenle Trabzon ve sondan bir önceki Galatasaray maçları öncesi kaybetmemesi çok önemli. Çünkü şampiyonluk ‘arzu’ kadar aynı zamanda  ‘tecrübe’ de ister. Tecrübe konusundaki dezavantajlı takım olduklarını unutmadan arzuyu yükseltmenin yollarını bulabilmeli Slaven Bilic.
YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.