Sakinlik ve güven şart

22 Ocak 2020, Çarşamba 06:01 Son Güncelleme: 22 Ocak 2020, Çarşamba 09:39
- A +

Yazarımız Cem Dizdar, Siyah Beyazlılar'ın son durumunu yorumladı:

Futbolun yönetici bileşenlerinin ortak tespitini son olarak Fenerbahçe Başkanı Ali Koç berrak biçimde yineledi: “Türkiye’de futbol her anlamda çöktü.” Göz göre göre gelen çöküşün hazin hikayelerinden biri de Beşiktaş’a ait. İki milyarı aştığı belirtilen borcuna rağmen iki sezon önce kar açıklamakla övünen kulüp, bugün oyuncu alamayacak durumda. Sorun da burada. Beşiktaş’ın gerçekten de transfere ihtiyacı var mı? Varsa hangi bölgeye? Dahası, maliyetler düşünüldüğünde hangi parayla? Dahası bu oyuncu kim?

Oğuzhan ve Güven geriledi

Bu yakıcı sorular bir kenara, sezon başında yaşanan sakatlıkların yanı sıra takımın gol atma problemi aşikar. Geçen sezon düzülen Burak Yılmaz güzellemelerine rağmen oyuncunun biraz da takıma bağlı verimlilik kaybı zaten zor ilerleyen işleri iyice zora soktu. Umut Nayir beklenen sıçramayı yapamazken Oğuzhan Özyakup ile Güven Yalçın gibi iki Milli oyuncu da gerilemiş durumda. Bir önceki yönetimin transferlerinin çoğu verimsiz. Takımın temel aktörü hâlâ Atiba Hutchinson ve alınacak sonuçlar doğrudan onun performansına bağlı. Savunma ve kaleci tartışmaları da hepimizin malumu!

Düzen sorgulanmalı

Buna rağmen... Gerek isimler gerekse oyuncuların fiziksel durumları düşünüldüğünde lig ortalamasının üzerinde bir takım görüntüsünde Beşiktaş. İhtiyaçları olan sakinlik ve kolektif oynama bilincine güvenmek olmalı. Birkaç gedikli oyuncunun performansına bağlı işleyişten sıyrılıp her oyuncudan verebileceği katkıyı almaya çalışmalılar. Bir öneri olarak örneğin, Elneny ve Atiba gibi iki altı numara görünümlü oyunculu düzen sorgulanmalı? Geçmişte iş yapan bu hat Oğuzhan/Atiba ya da Tolgay/Atiba ile işlerken Medel/Atiba ikilisi çoğunlukla sıkıntılı oyunlara neden oldu. Ayağına mahir, oyun kurucu nitelikli Ljajic’i rakip savunmanın bunaltıcılığından bir parça uzakta tutacak bir düzen de çözüm sunabilir.

Diaby’yi baskıdan çıkarmak...

Bir başka çözüm, kenar oyuncular N’Koudou, Diaby, Lens, Boyd’u baskıdan çıkarıp sadece yapabileceklerini talep etmek olabilir. Futbolda duygu/akıl bağı ne denli önemliyse oyuncuların kendilerini bireysel olarak iyi hissetmeleri de o denli önemlidir. Sonuçlara bağlı olarak teknik direktör ya da bazı oyuncuların tribün tarafından baskılanması en tecrübeli görünen futbolcu da bile olumsuzluk yaratır.

Protesto, fayda sağlamaz

Bitirirken... Zorlama, baskı, protesto ya da aşırı talepkarlık artık fayda sağlamaz. Bugün futbolu ve futbolculuklarını unutmadıklarına göre Beşiktaş takımının en çok ihtiyaç duyduğu şey, eğlenmek ve rahatlıktır. Kulüp zaten zor şartlar altında yarışmak zorunda. Bu nedenle yükü daha da artırmadan işin futbol/kültür/eğlence yanını öne getirmek gerisini teknik ekip ve futbolculara bırakmak olumlu sonuçlar açısından en elzem tutumdur.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...