Maç afişinde Sosa olmalı

28 Kasım 2014, Cuma 02:30 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 20:13
- A +
Kişisel beceriyi ‘takım düzeni’ni tercih eden güzide ülkemizde baş tacı edilen görüş, “Futbol iyi futbolcuyla oynanır”dır. Tamam da, “İyi futbolcu kimdir?” Bol çalım atan mı, pas bağı kuran mı? Yoksa ikisini başaran mı?Asteras basit ve işlevsel oynayan bir takım. Bu büyük tehlikeydi. Maçı da başından sonuna aynı düzende oynadılar. İlk yarı iki üç gol pozisyonunu bu basitlik içinde yarattılar. İkinci yarıda geriden gelip  istediklerini yaptılarsa bu takım ‘iyi takım’dır. Peki, o takımdan hangi oyuncuyu alırsınız?! İlk maçtan tecrübesi olan Bilic, belli ki zihinsel hazırlığını buna göre yapmıştı. Onun takımı Beşiktaş da ‘işlevsel oynadı.’ Rakip hücum ederken alanı daraltabildikleri kadar daraltıp topu ele geçirdiklerinde mümkün mertebe alanı genişlettiler. Bu, iyi bildikleri oyunda başrolü Gökhan Töre oynadı gibi görünse de, afifişte yazması gereken gerçek isim Jose Sosa olmalı. Çünkü, dünyada yaşayan en iyi 10 numaradan ilk ona girecek Wesley Sneijder’in “Türkiye’de kimse iki üç kere oynamadan (dürtmeden) topu ayağından çıkarmıyor” sözünü doğrulayan isim Töre ise, onun panzehiri Sosa’dır. Tek top oynayarak 5-6 pas ile takımını rakip alana geçiren bu yetkinlikte çok az oyuncu izledik bu ülkede. Sosa oyunun hızını da ritmini de takımı lehine belirleyen isimdi. Yine de kabul etmek gerekir ki, yaptıkları/yapamadıklarıyla maçın seyrini değiştiren isim Gökhan Töre oldu. Demba Ba’ya attırdığı gol ya da penaltı doğruları, şut ya da pas atmak yerine sürekli adam geçmeye çalışarak ezdiği toplar ise yanlışlarıydı. Demba Ba attığıyla değil atamadığıyla konuşulacak bir seviyedeydi. Bu maçta ikisini de yaptı. Olcay çok koştu, çok kaptı ve gidip bir de penaltı aldı. Veli/Atiba hep bildiğimiz gibi sağlam. Geri dörtlü de onlar gibi, bildik; duran top zaafifiyeti sürüyor. Her zaman Cenk’in iyi bir kaleci olduğunu düşünmüşümdür. Çünkü o, ‘düşünen biri.’ Bu maçta da bunu defalarca gösterdi. Beri yandan belli ki Atiba, burada yaşadıkça ağır ağır bize benziyor! O da bir gece önce Selçuk İnan’ın yaptığı gibi ‘gereksiz itiraz’dan kendini attırıyorsa, “Üzüm üzüme baka baka kararır” desek yanlış mı olur? Maç 2-2 bitti. Adını bu maç ile duyduğumuz ve iki kez berabere kaldığımız rakip okkalı bir tebriği haketti. Yani gücümüzü abartmayalım şunu da unutmayalım; futbol hayata ve rakibe saygılı bir oyundur...

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...