Lincoln için 'vur emri'!

04 Aralık 2008, Perşembe 04:30
- A +

Biraz Sky Türk’teki ‘Karşı Saha’da anlatmaya çalıştım düşündüklerimi ama en iyi özetleyen -elbette tersinden ve tam da korktuğumu belirttiğim yerden- yine Erman Toroğlu oldu.
Lincoln’ün Hacettepe maçında top sektirmesine ilişkin değerlendirmeler, bilinçaltımızda yuvalanmış vahşiyi, faşizmi küt diye koydu yine önümüze. Futbol, yine aynayı tuttu suratımıza, iki yüzlü ahlakımıza...
Lincoln’ü, başta Ahmet Çakar olmak üzere, futbolun resmi ve hakim dilini savunan hemen herkes ahlaksızlık, terbiyesizlikle suçlarken, Toroğlu önceki gün Hürriyet’te gidebileceği kadar ileri gitti. Forvet oyuncularını küstah olmamaları, terbiyesizlik yapmamaları konusunda uyarırken, futbolculuk günleri hatırına düşmüş olmalı ki, defans oyuncularının cin gibi olduklarını hatırlatıp, ‘gereğini yapacakları’nı söyledi. Yani bana göre dedi ki; “Aralarından Hrant Dink’i (Casio Lincoln) ensesinden kurşunlayacak bir Ogün Samast mutlaka çıkacaktır.”
Ona ve benzerlerine göre, Brezilyalı Lincoln bizim anonimimize uymakla yükümlüydü. Yani... Burada top oynuyorsan müslüman, Türk ve sünni gibi sevinmeli, o kimlik gibi eğlenmeli, o kimlik gibi yemeli içmeli, o kimlik gibi düşünmelisin. Alevi, Kürt, Hıristiyan, ateist, Ermeni, Rum, komünist, liberal ya da benim gibi olmayan her kimsen, o zaman kırarım bacağını, sıkarım kafana! Bu ülkede başka türlü eğlenemez, başka türlü düşünemez, benim ahlak diye bellettiğim dışında davranamazsın.
“Bir futbolcu bir ülkeye gidiyorsa oranın şartlarına uymaya mecburdur. Zaten ya uyar. Ya da onu uydururlar.” Aynen böyle, “Kodumu oturturlar adamı” diyor Toroğlu.
Kalabalıkların yanlış kodlanmış hassasiyetleri kaşındığında “Valla, tam düşündüğüm gibi konuştu” diyeceklerini bildikleri için bu kadar cesurlar.
Hepimizi ‘hakem hataları masalı’yla oyalayıp, futbolu iki yanlış çalınmış düdük, üç yanlış kaldırılmış bayrağa, dıgırık bir ‘piero’ya indirgeyenleri konuşuyorsak bütün hafta boyu, bu aklımızı, hafızamızı ve vicdanımızı günden güne kaybettiğimizdendir.
Haftada 120 çocuk yakınlarınca cinsel istismara uğradığı gerekçesiyle ‘resmen’ Adli Tıp’a giderken gıkı çıkmayan iki yüzlü kalabalık, ‘buralı’ olmayan ve sadece eğlenmeye, işini yapmaya çalışan biri üzerinden kirli vicdanını temize çekmeye çalışıyor. Onu, Lincoln’ü ahlaksızlıkla suçlarken, içlerinden bazıları da “vur emri” çıkartabiliyor.
Sevgisiz bir umursamazlık hayatımızı kuşatırken, vahşi ve imha edici bir hayatı savunanlardan gözlerimizi ayıramıyorsak, ne futbol ne de hayat üzerine yeni bir şey umut edebiliriz. Ne diyordu Adorno; “Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz...”
Çok karamsar ve öfkeli oldu yazı, biliyorum. Ama Lincoln, bir kazaya uğrarsa her şey daha karamsar olacak, onu da biliyorum. Gonca Özmen’in bir şiirinden bir bölümle bitireyim de, yazının tadı tuzu bir parça yerine gelsin bari; “Bir yağmuru koymak var bir sabahın yanına/Bir yağmuru şimdi üzgün boynuna/Nehirlerin dinlediği seslerdik/İçimizden sular geçti/İçimizden sessizlikler, dalgınlıklar/Baktık acımız bir perde/Kapattık...”

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.