Hücumda sakinlik ve dayanışma eksikliği
Haberin Devamı ›
Yine de biraz da ‘canhıraş oynaması’nın doğal sonucu olarak çok fazla kart alıyor Beşiktaşlı oyuncular. Bu da bir sonraki maçta takım devamlılığı açısından şimdi sıkıntı yaratmıyorsa da yakın gelecekte yaratacaktır. Dün akşam ki maçta forvet hattı ile orta saha arasındaki mesafenin genişliği oyunun büyük bölümünde sonuca bireysel gayretlerle -Holosko- gitmeyi zorunlu kıldı. Sahanın diğer alanları gibi hücum hattı da ‘dayanışma’ gerektiren bir bölgedir. Buradaki oyuncu sayısını çoğaltmak sonuç açısından elzemdir.
En azından bu maçta Antalya’nın geri yaslandığı son bölüm hariç bunun başarılabildiğini söyleyebilmek güç. Antalya avantajı yakaladıktan sonra panik yapmadan, sahayı olabildiğince genişlettiği anlarda Beşiktaş müdafaasını arkasına sonuca yönelik ciddi sarkmalar yaptı. Eğer iki takım da maç boyunca girdikleri pozisyonlardan daha fazla sayıda gol çıkaramadıysa bu ‘son vuruş yetesizliği’ olduğu kadar, hücum çeşitlemesinin eksikliğindendi. Ve elbette kaleci faktörünü de atlamamak gerek. İki takım da lig maçındaki şablonlarına sadıktılar. Beşiktaş açısından maçta farkı yaratan Fernandes’in yokluğuydu denebilir. Fernandes’li Beşiktaş belki yine aynı uzunlukta koşular yapıyor ama fark işlevsellikte ortaya çıkıyor. Hücumdayken topa vurmak için bu kadar ‘kaotik durum’lar ortaya çıkmıyor. Mehmet Özdilek’in takımı ise oynama arzusu ve bu arzuyu bilinçle donatması açısından ligin maçları izlenesi bir başka takımı kuşkusuz. Böylesi maçlarda insan hayatı zenginleştiren futbola bir kez daha minnet duyuyor.