Arama

Popüler aramalar

Hem iddiasız hem arzusuz

Haberin Devamı

Fenerbahçeliler’in çok umut beslediği genç Recep Niyaz’ı dışarıda tutarsak Özgür Çek, Serdar Kesimal, Orhan Şam ve Henry Bienvenu gibi aynı zamanda ‘kendini ispat’ baskısı altında kalan oyuncularla takımı ileri taşıyabilmek zaten hayli müşkül görünüyordu. Oyun merkezi olan orta sahayı ‘düzenleyecek bir aklın’ gözle görünür eksikliği de düşünüldüğünde yük daha çok Stoch ve zaman zaman parlayan Krasiç’in kişisel gayretlerine kaldı. Yük dağılımının bozulmasıyla birlikte Fenerbahçe takım dengesi de bozulunca sakin kalmayı başaran Mönchengladbach etkili kontralarla sonuca gitmeyi bildi.

Son yarım saat için ‘Kuyt gücü’ ve ‘Baroni aklı’ sahaya dahil olduysa da Aykut Kocaman’ın takımını ileri sürmek isteği hayata geçemedi. Çünkü skor avantajını elinde bulunduran rakibi sakin kalmayı sürdürürken oyun hızını ayarlamayı da elden bırakmadı.

İddiasızlığın başka arzu eksikliğinin başka şeyler olduğunu bir kere daha gösterdi bize Almanya’dan gelen futbolcular. Oynama arzusu kültürel bir alt yapı gerektirir, ki bu ülkede yaşadığımız sorunların temelinde de daha çok bu sorun yatmaktadır kanımca.

Yine de bizim ligden farklı olarak dün akşam ‘oynama bilinci’nin hakim olduğu karşılaşmada sonuçtan bağımsız olarak ortaya izlenesi bir maç çıktığını söyleyebilirim.

Yazarın Diğer Yazıları
Tümü