MENÜ

En başa dönersek!

05 Nisan 2021, Pazartesi 06:58 Son Güncelleme: 05 Nisan 2021, Pazartesi 06:58
- A +

Maç önünde takımdaki eksiklerden çok hakemin adıyla meşgul olan Beşiktaş'ın sahada neleri yapacağı mucib-i meraktı! İlk yarım saat görüldü ki oynayamayan hakem değil, Beşiktaş’tı. Öyle ki Kasımpaşa, defansif hattını önde kuran rakibinin arkasına sarkıp ikisi net biri ihtimal içeren pozisyonlar bulup bir de gol attı. Larin’in 29’da yakaladığı ilk gol pozisyonu ise hatalı bir geri pasıydı ki, benzerinde Necip’in çıkarken kaptırdığı top kalelerinde gol olmuştu.   

Önceki maçlarda alan yaratımında zorlanmayan Beşiktaş'ta Ghezzal gibi 'çekilerek oynarken aynı zamanda oyunu tasarlayan' birinin yokluğu belli oluyordu. Efor yüksek ama verim yok seviyesinde düşüktü. Aboubakar’ın yokluğunda Larin’in alan bulması da zorlaştıkça Beşiktaş’ın 'yüksek efor'u sakin kalan Kasımpaşa’yı iştahlandırıp, düşüne taşına oynamalarına olanak sağladı. Beşiktaş, ikinci devrenin başında 'top işçiliği' yaptıysa da yerleşen rakibi hareket ettirmekte zorlandı. Yetmedi bir hızlı hücumda penaltı bile yaptırdı rakibi lehine. Temposu Kasımpaşa tarafından gitgide düşürülen maçta sonuca etki edeceği düşünülen iki yedek oyuncu, Gökhan Töre ve Oğuzhan Özyakup sonrası da oyunda kayda değer değişiklik olmadı.

Hücumlar öylesine...

Sakin kalan Kasımpaşa'nın oyunu tehlike bölgesinin uzağında tutan tarzına bizde 'Topu rakibe bırakarak oynama' deniyor. Sanki topu alabileceklermiş gibi!.. Bu anlayışın bu denli kabul görmesi, doğru hücumlar örgütleyememekten geçiyor. Hücumlar öylesine 'oyuncu becerisi'ne bağlı ki, 'hücum organizasyonu' tanımı da anlamını yitiriyor! Bu nedenle, 'Hangi hoca ne yaptı diğeri ne yapamadı?'yı anlamak da güçleşiyor!  

Ve en başa dönersek... Sahi, hakem başka biri olsa oyun/sonuç başka mı olurdu sizce?

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...