Deneme yanılma formülü tutmadı
Haberin Devamı ›
Bu nedenle olsa gerek top yapıcı iki adamından Oğuzhan’ı dışarıda tutup, rakibinin sol kanadını Hilbert-Mehmet Akgün ikilisiyle tahkim etti ancak bu ikilinin ‘bölgesel acemiliği’ dolayısıyla hesabı tutmadı. Ve ne tuhaf ki, iki gol önemsenen kanattan geldi. Oysa Beşiktaş esasen ‘hücumcu’ olarak biliniyordu ancak ilk devre boyunca ne iyi olduğunu becerebildi, ne de sorunlu yanını onarabildi.
Aybaba, ikinci yarıya eldeki oyuncularla olabilecek en ideal düzenle başladıysa da erken gelen gole rağmen oyunu yeniden kurgulamak mümkün olmadı. Çünkü hem gol yemiş, hem eksik kalmış olan Galatasaray yüksek tuttuğu vitesle 70’e kadar topa, haliyle oyuna hakimiyetini sürdürdü. Aybaba, maça çıkarken yaptığı tercihi baş aşağı edip biri koşucu, diğeri kesici olan Olcay ve Veli’yi dışarı alınca da bu kez topu kapıp ‘oyun kuruculara’ aktarma problemi baş gösterdi. Yani ‘kadro derinliği’ denilen kavram, zorluk derecesi yüksek bir maçta Beşiktaş’ın ayağına dolandı. Özetle, heyecanlı ama yavan maçta Beşiktaş’ın maç boyunca eli yüzü düzgün bir hücum organizasyonu geliştirememiş olmasında hem oyuncu, yapısı hem de Aybaba’nın ‘deneme yanılma’ formüllü arayışlarının büyük etkisi oldu. Ligin ikinci yarısında taşların daha yerine oturacağı düşünülürse Beşiktaş’ın oyununu olgunlaştırma konusunda daha çok gayret sarf etmesinin gerektiği aşikar...