Bilinç yeteneği yendi!
Haberin Devamı ›
Romanya ‘vasat mı değil mi’yi belirlemek benim haddim değil ama rahatlıkla ‘akıllı’, ‘bilinçli’ bir takım olduğunu söyleyebilirim.
Unutmayalım, sürekli kendine propaganda yaparak gelişemiyor insan. “Biz daha yetenekliyiz” gibi ispatı problemli bir bakış açısı gerçek eleştiriyi kapı dışarı ettiği için olmuyor, olamıyor ne yazık ki... Evet belki de bizim oyuncularımız daha yetenekli ancak farkı yaratan ‘bilinç’ ise orada durup hep birlikte düşünmek gerekmiyor mu?
Evet kuşkusuz ki yetenek önemli! İkinci devrenin başında Rumen oyuncular girdikleri pozisyonlarda bir de ‘yetenek’ farkını ortaya koyabilseydiler dakika 60’ı gösterdiğinde maç zaten bitmiş olurdu.
Yenilen golde elbette Volkan Demirel’e ‘Hatalısın’ da denebilir ama oyunun genel hali, “O olmasa bir başkası olurdu” değil miydi?
Nihayet 65’ten sonra, elbette Abdullah Avcı’nın değişikliklerinin de etkisiyle, oyun dengeye geldi. Ne var ki oradada ‘yetenek’ ortaya çıkamadı. Fatih Terim takımlarının son bölümlerde oynadığı ve ‘kaotik futbol’ diye tanımlanan durum da -bu nasıl bir oyun planı bir türlü kavrayamadım, o da ayrı ya- ortaya çıkmayınca haniyse gol kaçırmadan yeniliverdik.
Demek ki, akıl ve bilinçli gayret olmadan ‘yetenek’ tek başına mutlu olmak için yetmiyormuş. Ve yine unutmayalım ki, bu oynama ya da ‘oynayamama’ sorunu ülkede oynanan futbolla birebir ilgili yoksa milli takım burada sadece sonuç...