İki yüzlü oyun

12 Şubat 2009, Perşembe 04:30
- A +

İzmir belli ki milli maçı özlemiş, Federasyonda akıllılık etmiş, bilet fiyatlarını ucuzlatınca 50 bini aşkın Egeli Milli Takıma destek için tribünleri doldurmuştu. Psikolojik olarak bu futbolcuda motivasyon yaratır, ki öyle de oldu. Oyuna hızlı başladık. Oyunun iyi yüzü o dakikalarda ortaya çıktı. Sıkıştığımız anlarda dar alandan çıkmak için çabuk paslar yapabildik. Arda, Tuncay, Caner iyi üçgenler yaptılar. Sağ tarafımız aksadı, bu da uzun süredir oynamayan Hamit’ten kaynaklandı. Ama istediklerimizi ilk 20 dakikada yapabildik. Çabuk topla defans arkasına, çok hücumcu ile sarktık. Tuncay’ın pasıyla Gökhan’ın müthiş füzesi bu düşüncenin ürünüydü. Sonra oyunun ikinci yüzü, kötü olanı çıktı. Basit top kayıpları yapmaya başladık. Çok hücumcuyla oynamanın, çok pozisyon bulmak anlamına gelmediğini gördük. O hücumculara top atacak, oyuna yön verecek, topa sahip olacak oyuncu eksikliği ortaya çıktı. 25. dakikadan sonra Fatih Hoca da bunu görmüş olmalı ki yalnız kalan Marco’nun yanına Hamit’i çekti, bu da çare olmadı. Duran topların tamamı yine zayıf tarafımızdı. Uzunlarımız var ama pozisyon hatası yapıyoruz. Kopuk kopuk oynuyoruz. Tamam mazereti var, bu maç hazırlık için. Eee iyi de hazırlandığın şeye dikkat etmek gerekmez mi? İspanya çabuk defans adamlarıyla, bize pozisyon verir mi, alan daraltarak kompakt oynayan yapısı dün geceki iki yüzlü görüntünün kötü yüzünü affeder mi?...

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.