Fener'in iki yüzü

10 Kasım 2010, Çarşamba 04:30 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 22:29
- A +

Fenerbahçe’de sakatlıklar ve cezalar nedeniyle kadro daraldıkça, Aykut Kocaman’ın işi sanki biraz daha kolaylaşıyor. Çünkü, daralan kadroya kattığı gençlere istediği futbolu oynatma şansı buluyor. Dün gece Ankaragücü karşısında yer alan futbolcular, birkaç istisna dışında tek paslı çabuk futbol oynadılar. Yani Aykut Hoca’nın sezon başından bu yana oynatmak istediği oyunu sergilediler. Kazım Kazım, Caner ve Baroni ise bu anlayıştan uzaklaşan isimler oldular. Onlar önce bildiklerini yapmayı düşündüler. Tribün için oynadılar. Ayaklarında fazla top tuttular. Pasla değil, çalımla adam geçmek istediler. Oysa Aykut Kocaman bunları istemiyor. Oyuncularından futbolu basit oynamalarını istiyor. Ankaragücü beraberlik golünü bulduktan sonra, Kazım ve Caner’i oyundan alması, disiplinden taviz vermek istememesinin bir göstergesi gibi geldi.

Dün gece Fenerbahçe beklediği sonucu alamadı. Ama Aykut Kocaman, “ben basit futbol istiyorum” mesajını verdi. Ve asıl ikilem burada başladı. Dünya yıldızlarını kadrosunda barındıran Fenerbahçe, futbolu basit oynayamıyor. Şov olmazsa, kişisel yetenekler sahaya yansıtılmazsa, Fenerbahçe’nin motoru stop ediyor.

Aykut Kocaman aklındaki basit futbolu Emre, Alex ve Lugano gibi yetenekleri üst düzeydeki oyunculara adapte etmek istiyor, ama gençlerden bu verimi alamadığına göre, varın gerisini siz düşünün.

Bunun için diyoruz ki Fenerbahçe’nin iki yüzü var. Bir yüzünde Aykut Kocaman’ın sözünü daha fazla geçirdiği ve istediklerini harfiyen yapan genç ağırlıklı oyuncular. Ama bu düşünce maç kazandırmıyor. Diğer yüzünde ise kendi ağırlıklarını hissettirmek isteyen, ama zaman zaman oyun disiplininden kopan, sonuçta maç kazandıran yıldızlar.

Bu nedenle Sarı-Lacivertli takım gel-gitler yaşıyor. Oyun şablonu mu, yıldızların kişisel becerileri mi derken, ummadığı maçları kaybediyor. 

Fenerbahçe dün geceki oyun anlayışını, yıldız futbolcularla birleştirebildiği zaman başarılı olacak. Ama buna ne taraftarın, ne de yöneticilerin sabrı var.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...