Denge

31 Ekim 2008, Cuma 04:30
- A +

Galatasaray sakatlıklar ve dinlendirilmesi gereken oyuncular nedeniyle ideal kadrosundan 5 kişilik bir fedakârlık yaparken, Ankaraspor ise son maç kadrosundan 3 oyuncuyu kenarda bekleterek oyuna başladı. Kupa maçları eğer eleme sistemine göre oynansaydı, her iki takım da bu dizilişlerle sahaya çıkma cesaretini bulamazdı.
Galatasaray golü erken bulmanın avantajını maçın tamamına yaymak istedi, ama attığı golün aynısı ilk yarı biterken kalesine gördü. Birbirine benzer goller, korner atışında ön direkte topa iyi yükselen santraforlardan geldi. Ancak Ümit’in golü vuruş tekniği açısından biraz daha zordu.
Aykut Kocaman, 10. dakikada sakatlanan Hürriyet’i Neca ile değiştirmek dışında ilk yarıda futbolcularının yaptıklarına karışmadı, maç başında söyledikleri ile yetindi. Ama ikinci yarıda fazlaca müdahale etti. Takımının tempolu oynamasını ve rakip sahada baskı oluşturmasını istedi. Ankaraspor gerçekten de oynadığı maçların ikinci yarılarında çok gol pozisyonuna giriyor. Bu hamleyi Galatasaray karşısında da yaptı. Yetenekleri Arda’ya çok benzeyen Özer, her iki kanadı da çok iyi kullandı. Theo Weeks ise orta alanda her yere yetişti.
Galatasaray, eşitlenen skoru 2. yarıda korumaya çalıştı. Ofsayt taktiği uygulayarak topu kalesinden uzak tutmak istedi. Erken yorulan Kewell’ı ısrarla oyunda tutmak Skibbe’nin yanlışıydı. Maçın bir başka yanlışını ise hakemler son haftalarda fazlaca yapıyor. Yardımcılar faul veya taçlarda yön gösteriyor. Ama atışı diğer takımın uyanık oyuncusu kullanıyor. Oyunu hangi tarafın başlattığını kaçıran hakemler de hataya çanak tutuyor. Dünkü maçta böyle bir faulü, Ankaraspor yerine Galatasaraylı oyuncular kullandı ve yaşanan karmaşada gole ramak kaldı.

 

 

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.