Sistem ve yetenek

18 Şubat 2005, Cuma 04:30
- A +
Yetenek ham bir cevherdir. Tıpkı zeka gibi başına buyruktur. Zeka kendi içinde akıl tarafından eğitilir ve disipline edilir. Bu yüzden de zeki insan - akıllı insan ayrımı vardır. Yetenek de öyle... Serseri mayın gibidir. Eğitimsiz ve disiplinsiz bir yeteneğin bugünü ile yarını siyah ile beyaz kadar farklı görüntüler verebilir. Sistemler yetenekleri korusun ve uzun süreli verimler elde edilsin amacı ile gelişmiştir. Sistemler koşulları iyileştirir. Daha berrak zeminler hazırlar. Aklı ve bedeni hamallıktan kurtarmak, aynı anda yeteneğin de olabildiğince kendini sergilemesi için çalışır. Söz konusu takım sporları olduğunda durum daha da farklılaşır. Bireysel alandaki yeteneği gözlemek nispeten kolaydır. Ancak iş futbol gibi çok yönlü bir ekip formatı içinde değerlendirmeye alınınca sistemi önemsememenin ciddiyetle hiçbir alakası olamaz. Hayatın tümü romantizmden ibaret olmadığı gibi futbolu da boylu boyunca bir gösteri sanatı olarak pompalamaya kimseyi bu kadar zorlayamazsınız. Sistemlere boşverilse idi, Zidane’ı en fazla, o da bölük pörçük bir iki sene ve farklı farklı görüntülerde izlerdiniz. On senedir yüzde altmış standardın altına inmeden çoğunlukla da yüzde yetmiş - seksenlik performanslarla dudak ısırtarak izlenen Zidane sistemin koruduğu bir değerdir. Sistemin koruyamadığı veya ona rest çekenlerin hali de bellidir. Ortega, Sergen örnekleri, gelmesi gereken yerlere sırf yetenek ile gelinemeyeceğinin somut belirtileridir. Onlar sistemin korumalığını kabul etselerdi durum çok daha farklı olmaz mıydı... Sistem denen şeyi hiç umursamayanlar böyle kayıplar karşısında tek bir teslimiyet cümlesine sığınırlar: ‘Vah vah yazık oldu.’ İşte sistemler, yeteneklilere ‘vah vah’ dedirtmemek için vardır.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...