Federasyona gelene kadar...

03 Kasım 2009, Salı 04:30
- A +

Federasyonun, Beşiktaş’ın Ankaragücü maçını bir gün önce oynama teklifine duyarsız kalmasına fazla hiddetlendi Denizli. Oyuncularının dinlenme programının aksamasının, çıkacakları çok önemli Wolfsburg maçını olumsuz etkileyeceğini savundu. Bu karşı çıkışa şimdilik, ‘Wolfsburg maçının olası olumsuz sonuçlanacağına ait bir Denizli kılıfı’ yakıştırması yapamam. Ama maçtan sonra istemediğimiz bir sonuç çıkar da, suçlu tamamen Ankaragücü maçının zaman ayarlanması ilan edilirse o zaman şarlarım!

Maç istenildiği gibi en azından 4 saat önce 16.00’ya alınsa ve oyuncuların yeme-içmeleriyle ön istirahatlerine nispeten ek bir 4 saat tanınsa, o gece dinlenme gecesi mi, yoksa izin gecesi mi olacaktı? Belki de iyi oldu. Sözü edilen geç saate sıkışma, mecburen dinlenişe çekti geceyi. İkinci konu da oyuncu bazında kimlerin ne kadar yıprandığı... Beşiktaş kaç maçtır 7 kişiyle oynuyor? Bobo, Nobre, Tello, Yusuf, Tabata, Nihat zaten hep dinlenmede değil mi? Lige verilen aralar da dahil, biz bu oyuncuların dinlenip dinlenip çıktığı maçları da gördük. Fizik olarak vasata dahi yaklaştıkları bile yok. Beşiktaş sanki taş gibi Süper Lig ekipleriyle her maçını kıran-kırana oynuyor da, hepsi 90 dakikanın sonunda konuşacak hali kalmamış şekilde sahayı terkediyor.

Denizli siteminde tek yönden haklı olabilir. Beşiktaş ülkeyi temsil ettiği en üst düzey yarışmada TFF gözünde hafife alındığına (fazla şansı olmadığı için) kanaat getirmişse, alınganlığını haykırabilir. Onun dışındaki fiziksel mazeretlerin önemi yoktur. 7 kişiyle giden Beşiktaş’ta o yedili, kesintiye uğrayan programdan etkilenmez. Profesyonellikleri ve mücadele güçleriyle yine üstlerine düşeni yaparlar. Oysa Wolfsburg maçının kazanımında belirleyici olacak olan, bugüne kadar sahada dinlenenlerin yaratacağı farktır.

İsmail Köybaşı
İbrahim Üzülmez dokuz canlıdır! Zordur almak ondan formayı... Sanırım bir mukavele daha yeniler, onun da hakkını verir. Benim derdim İsmail Köybaşı’yla. Futbolculuğuna ait geleceğe dönük mesajları ilk kez Ankaragücü maçında verdi. Ancak bir maç sahada, iki maç kulübede şeklinde bir periyoda mahkum edilmemeli. Sürekliliğe ihtiyacı var. Şurası kesin ki, Üzülmez varken Üzülmez oynar... Ama İsmail de oynamalı. Denizli yürümeyen sistemdeki inadından vazgeçerse, İbrahim’in önü boş. Böylelikle ligin en iyi savunmasına sahip olan Beşiktaş, güçlü bir de sol kanada sahip olur.

Martins’e dikkat!
Almanya’daki maçta Grafite’nin atılması bir şanstı. Tehkileli olduğu için değil, takımını 10 kişi bırakıp Beşiktaş’a nefes aldırdığı için. Bu gece oynayamayacak olması, Kartal için bir avantaj değil. Çünkü müthiş bir düşüşteydi. Armin Veh ondan kurtulduğu için seviniyordur bile. Beşiktaş için çok daha tehlikeli bir tehdit var bu gece, o da Nijeryalı golcü Obafemi Martins. Bir dakika bile gözden kaçırılmaması gereken bu oyuncu, sağlam gözüken Beşiktaş savunmasına da ters gelebilir. Umarız Mustafa Denizli de bu oyuncu için alacağı tedbirleri düşünmüştür.

Kadir Has Stadı
Onca para, onca emek harcandı, çok da güzel oldu, ama yazık. Boşa gitmiş... Fenerbahçe maçı bu stat için yeterli bir test zeminiydi. Stadın yarısı boştu, yarının yarısı da futboldan çok yazlık sinemada film izlemeye gelmişti sanki.

Serinin sırrı
Ankaraspor’un küme düşürülme kararının, lig yarışında en çok Beşiktaş’ı olumsuz etkileyeceği ortak öngörüler arasındaydı. Dinlenen rakipler, zinde çıkacaktı güya. 3 dinlenen rakipten 9 puan alındı. Serinin sırrı da galiba zinde rakiplerde!

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...